Güven SERT

Güven SERT

BEŞİKTAŞ, HEZİMET ve YOLUN SONU!

Beşiktaş maçı geldi çattı.

 

Gaziantepspor büyük takımlara evinde her zaman kök söktürmüş bir ekip.

 

Ancak Beşiktaş bunun istisnası. Bazı takımların bazı takımlara şansı ve kimyası tutmaz. Beşiktaş bizim için böyle bir takım. Gaziantep için Beşiktaş maçları benim gözümde her zaman en az 1-0 geride başladığımız kapışmalardır.

 

Bu elektrik alamama durumunun üstüne bir de takımın şu andaki içler acısı halini koyun. Üstüne de Beşiktaş’ın geçen haftaki güzel oyununu ekleyin...

 

Bu maçın özellikle ikinci yarısı gol yağmuru olur.

 

Eğer biz ilk yarıda gerekeni yapamazsak... Maç sonuna her zaman bir miktar kondisyon saklayan Beşiktaş oyuncuları ikinci yarı maçı koparır.

 

Bize bakarsak zaten umut görünmüyor.

 

Kondisyon desen nanay. Konsantrasyon sıfır. Ekip ruhu ve pas trafiği sıfırın altında. Sayın hocamın nerede olduğuna hurafeler karışır. Bir rivayete göre dün şehre teşrif etmişler.

 

7 maçta 1 gol atmışız. Beşiktaş maçına 1-0 geride başlama tezimiz bu maçta bizi yanıltmazsa, kazanmak için en az 2 gol atmamız lazım... 7 maçta 1 gol atan biz, bu maçta 2 gol atacağız öyle mi? Hem de Beşiktaş’a... İddiacılara bir tüyo vereyim. Eğer Gaziantepspor’un Beşiktaş’a 2 gol atacağına inanıyorsanız, kuponunuzda bu maça gönül rahatlığı ile +7 oynayabilirsiniz. Bu da benim size kıyağım olsun.

 

Ben yine yanılmayı çok isterim ama görünen köy kılavuz istemez. Kasımpaşa ve öncesinde köyü de gördük, şehri de... Bu maçta da uzayı görürüz artık.

 

Danny sezon başlamadan Galatasaray’a gitti. Mancester maçında sahanın yıldızıydı. Galatasaray iyi oynadıysa, tek gol yediyse en büyük pay sahibi Danny oldu. Maçın uzatma dakikalarında hala 30-40 metrelik deparlar atıyordu... Demek ki gittiği yerde iyi çalışmış. Çalıştırılmış.

 

İvan Mersin’le ilk maçına geçen hafta çıktı. Maçı tamamlayamadı. Daha 30. dakikada nefesi kesildi, şişti... Demek ki iyi çalışmamış. Kondisyon nanay. Mersin’e gideli bir hafta olduğuna ve sözüm ona hazır gittiğine göre... Kimin suçu?

 

Gaziantep’in tamamı aynı durumda. Henüz tek devrelik kondisyonumuz var. Zamana ihtiyaç var. Takımın belki zamanı vardır. Ama teknik heyet için aynı şeyin geçerli olduğunu sanmıyorum.

 

Bu hafta kaybedersek, altımızdaki Kayseri, Mersin, Karabük ve Elazığ’ın bizi geçme ihtimalleri oldukça yüksektir.

 

Bu da demektir ki, Beşiktaş maçının ardından lig sonunculuğuna demir atabiliriz.

 

Oraya atılacak bir demiri çıkarmaya da bu teknik kadronun ne kapasitesi, ne bozulan kimyası ne de ömrü yeter.

 

Geçen hafta için “sonun başlangıcı” demiştik.

 

Bu hafta için “sonun sonu” diyebiliriz.

 

Beşiktaş maçı sonrası teknik şefimizi, saz arkadaşları adına “Yar saçlarım lüle lüle, haydi bana güle güle” şarkısını söylerken izleyebiliriz.

 

Üzülür müyüz?

 

Bu takımın hiç çalışmadan, teknik heyete sahip olmadan ve hatta yatarak bile şu anda olacağından daha iyi bir durumda olabileceğini düşünerek:  “Asla” diyebilirim.

 

Kendi cevabınızı da kendiniz verin.

 

Benim şimdi yeni hocanın kim olduğunu araştırmam lazım...

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz