M.Hayri ÖZKEÇECİ

M.Hayri ÖZKEÇECİ

BEN SENDE TUTUKLU KALDIM...

Sportif anlamda zirve yaptığımız şu günlerde idari anlamda tam bir dibe vuruş yaşıyoruz.
Kolay değil, 8 maçlık bir seriyi gol yemeden 7 galibiyet 1 beraberlikle kapatıyorsunuz.
Ligi sadece bu gözle izleyenler belki de bizden daha fazla üzülüyor Gaziantepspor’un play off gurubuna kalmamasına…
Hikmet Karaman’ın başarısına, Karce’nin inanılması güç rekoruna, Dany’nin mıknatıs gibi performansına, Muhammet Demir’in ince dokunuşlarına, Cenk’in geri dönüşüne, Sapara’ya, Elyasa’ya erken veda etmenin burukluğunu beklide bizden çok üzüldüler.
Biz her şeyden önce ligde kalmanın sevinci ile idare ediyoruz.

OPERASYONUN ZAMANLAMASI..

Türk futbolu 2011–2012 sezonunu sanırım hiçbir zaman unutmayacaktır.
Şike soruşturmalarının gölgesinde bazen erteleme, bazen hızlandırılmış haftalar yaşadık.
Şuna çok sevindik: Gaziantepspor’un adı hiçbir şekilde şike iddialarında geçmiyordu.
Es kaza bir telefon kaydı falan, bir futbolcumuz… Ha İbrahim Akın olayı demeyin sakın o konumuzun dışında!
Federasyon adı şikeyle anılan, yöneticileri tutuklanan takımları küme düşürtmemek için kuralları eğip bükerken UEFA’nın şakasının olmadığını 19 Kasım 2011 de ajanslara düşen bir haberle öğreniyorduk.
Gaziantepspor’un Avrupa lisansı borçlarını ödememesi nedeniyle iptal edilmişti.
Kulüpten “önemli değil” açıklamaları gelmişti. “Ödemeler birkaç gün gecikti. Merak etmeyin parayı öder lisansı da tekrar alırız” denilmişti.
Yani olay aslında bu kadar basitti(!)
Olmadığını anlamamız UEFA tarafından tebliğ edilen ceza ile anlaşıldı.
4 Mart 2012 de gelen habere göre 4 yıl içerisinde 1 maçlık Avrupa kupalarına katılmama cezası gündeme bomba gibi düşmedi.
“Avrupa’nın canı cehenneme” biz kurtuluş mücadelesi veriyorduk!
İstanbul BB’ye 5 atıyorduk.
Ankaragücü galibiyeti sonrasında tam Play off hesapları yaparken herkesin hevesi kursağında kaldı.
MASAK operasyonu sonrasında başkan ve yönetim cenahının büyük bir bölümü önce gözaltına alındı. Bir kısmı da tutuklandı!
Operasyonun zamanlamasının takımın kurtuluşu sonrasına gelmesi sportif anlamda tek tesellimiz olmadı desek yalan olur.

NE OLACAK ŞİMDİ?

Başkan İbrahim Kızıl ve yönetimi suçludur veya değildir. Buna yüce yargı karar verecek.
Aslında emarelerini yaşadığımız, UEFA’nın ta uzaklardan yaptığı ikazlar bir sıkıntıyı kesin işaret ediyordu.
Kulübün delege yapısı, tatminkar olmayan kongreler, bir şekilde kaydı silinmiş üyeler veya yazılan hemşeri delegeler kulübün hep tartışmalı olmasına yetip artıyordu bile.
Ama şimdi durum farklı.
Yaklaşan bir transfer sezonu önlem alınmazsa tam bir çözülmeyi işaret ediyor.
Ankaragücü örneği ders olmalı.
Bilhassa yabancı oyuncularımızın aksayacak ödemeleri onların sözleşmeler gereği “bedava” serbest kalmalarını sağlayabilir. Allah korusun tam bir dağılma süreci yaşayabiliriz.
Bir an önce gereken yapılmalı. Takıma sahip çıkmak adına fedakarlık adına bu şehir hepimizin diyenler bu şehrin en önemli markasına sahip çıkmalıdır.
Bu tüm şahsi hesapların üstünde bir şey olmalıdır.
Başkan İbrahim Kızıl bir yandan masumiyetini yargı önünde savunurken bir yandan da takım üzerinde tasarrufu –Aziz Yıldırım gibi- ne kadar sağlayabilir?
Bu konu da endişelerim var.
Olağanüstü bir kongre ile yepyeni bir yönetime, olağanüstü sahiplenme ve fedakarlık yapacak bir oluşuma acil ihtiyaç var.
Bunu şahsi hesaplaşmalar üstüne değil, Gaziantep için yapacak kişilerin mevcut yönetimin içinde ve dışında var olduğuna yürekten inanıyorum.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz