Asım GÜZEL

Asım GÜZEL

Beklentiler...

Her iki kişiden birinin oyunu alarak seçilen bir iktidardan çok şey beklemek herkesin hakkı; o nedenle bundan sonra işi daha da zor olacak iktidar partisinin.
Bu güne değin insanların memnuniyetini oluşturan, sağlık ve sosyal güvenlik alanlarındaki sosyal içerikli uygulamalara kaynak bulmak kolay olmuştu.

Son on senede üç yüz milyar dolar olduğu söylenen cari açığın oluşumundaki finansal hareketin sağladığı olanakların, özeleştirme gelirlerinin, yabancı sermaye girişlerinin yarattığı ekonomik canlılığın, insanların memnuniyetini sağlayan işler yapmaya yeterli olduğu görüldü.

Ancak bunlar, artan beklentilere yetecek kaynak oluşturmada ne denli yeterli olacak acaba?
Yaşam standartlarının yükseltilmesi beklentisi içinde olan bir toplumun yalnızca sosyal güvenlik ve sağlık alanlarında sağlanan iyileştirmelerle tatmin edilemeyeceği açıktır.
Sürdürülebilir bir üretim döngüsü ve bu döngü içinde yine sürdürülebilirlik garantisi olan bir istihdam arayışı, bu toplumun fertlerinin özlemi halindedir. Günü kurtarmanın ötesinde, güven duyacağı planlı bir gelecek oluşturma düşüncesi, beklentilerin önde gelenlerindendir. Toplumsal işlevlerin saat gibi işlediği bir toplum yapısı içinde yaşama isteği, toplumun her bireyinin en azından bilinçaltında yatan en önemli talebidir.

Bu gün sadece günü geçirmeye yönelik olan beklentiler, yarın artan biçimde, nitelikli yaşam koşulları arayışına dönüşecektir. Bu arayışların içerisinde, iş garantisi, iş güvencesi, eğitim ve kültür edinme, toplumsal huzur ortamı, adalet güvencesi ve bunlar gibi pek çok talebin karşılanabilmesi, ancak günün ve geleceğin, nitelikli ve sağlıklı planlanması ile olasılık kazanabilecektir.
Senelerdir süren Avrupa Birliği söylemlerine ilişkin insanlarımızın bilinçaltında yatan beklenti, biçimsel olarak AB vatandaşı olmak değil, gelişmiş ülkeler insanlarının yaşam konforuna sahip olacak standart ve koşulları oluşturmaktır.
Elbette ki geleceğin sağlıklı ve nitelikli planlanması, yaşamın her alanının nitelikli olarak yeniden düzenlenmesi ile ilgilidir. Ama siz bir yandan AB standartlarında yaşam konforu olan bir yapı oluşturma talebi içinde iken, öte yandan standartlarınızı hala eski kafalılıkla oluşturmaya çabalıyorsanız, başarılı olamazsınız.
Asıl sorun, pek çok sorunun niteliksel olarak değil, biçimsel olarak çözümlenmek istenmesinden kaynaklanıyor. Hakimler ve savcılar kanununu değiştirmekle Adalet mekanizmasında var olan eksiklik, aksaklık ve haksızlıkları düzeltemezsiniz. Önemli olan somut olarak o eksiklik ve aksaklıkların düzenlenmesine yönelik niteliksel değişikliği yapabilmektir.

Hakimi, savcıyı, doktoru, eczacıyı, mimarı, mühendisi şu veya bu kuruma bağlayarak, “biçimsel” değişiklikler yapmakla değil, onların hizmet alanlarını düzenleyerek, “nitelikli” hizmet verebilmelerinin koşullarını oluşturan düzenlemeler yapmakla sağlıklı hizmet alabilirsiniz.

Önümüzdeki dönem ne ölçüde bu beklentileri karşılayabilecek bir performans sergileyecek, hep birlikte göreceğiz…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz