Halit Ziya Biçer

Halit Ziya Biçer

BAYRAMLAR

Bayramlar, öyle sıradan kutlamalar değildir. Şurada burada, protokol icab, verilen ziyafetler , etkinlikler, resmi ve hususi kabüller , veya seçkin kimselerle düşüp kalkmalar, teberrükler , otel lobilerinde , balo salonların da bir gecelik veya bir anlık , pasta kesip kutlamalar ,hiç değildir.

Ayrıca seçilenler,atananlar ve görevlilerin, “O günün anısına” verdikleri birbirinden kopya demeç söylemler de değildir. Hele hele gazete ve dergilerin bilboardların alel acele, şurası burasına sıkıştırılmış , “natürmord” anlamsız pozlar ,logo amblem ve terkip hatalı sloganlar da değildir.

Şehrin hiçbir sokağı,caddesi, bayraklarla donatılmamışken, parklar bahçeler meydanlar, oyun alanları , cocuk yuvaları, tüm okullar , üniversiteler bayraksız dururken (yani tamamen bayraklarla donatılmamışken )bir kaç yüksek tepede , bir kaç bayrağımız dalgalanırken , bu bayrak ve bayram fakirliğimizi nasıl izah edeceğiz.

Bunu ben kendi kendime soruyorum. Ben kendi pencerem de bir bayrak asarken,bu hissiyat özlem ve acıyla duyuyorum. Neden bütün caddeler apartmanlar cadde boyu bayrak asmasın ki Çok değil , daha dün belediyeler, odalar , vilayet , bu günün anısına zabıta marifetiyle bayrak dağıtır,astırırlardı.

Okullar, eğitim camiası , yalnız bayraklarla değil özel armaları, kostüm ve folklarları ile, bayrama (Kurtuluş Bayramımıza ) cümbüş katarlardı.

Bandolar şehrin belli alanlarında konserler verir milli ve mahalli destanlar okurlar, halk “yah” zılgıt çalardı . Haftalar sürerdi bu şenlik kimseler ne oluyor diye yadırgamazdı.

Antebin bu kurtuluşu ne kadar cetin bir direniş ve savunma ile elde edip hakettiğini , cocuklar bile bilirdi. Onun için bu bayramı Antebin bilhassa Gaziantep ‘in niçin büyük bir sevinç ve çılgınca kutladığında kimse (tüm coğrafyalar da rahatsız coşardı. O günün anısına , fırıncılar özel ekmek dağıtır, Derme çatma , kamyon , otobüs ve arabalar eşliğinde , resmi geçitten sonra, mahalle , mahalle dolaşır halkı , orjinal reklam eşantiyonlar ve demolarıyla hoşnut ederlerdi. Bu bayramlar Antebin bir nevi “Gelişmişlik serüveni ve gösterisi” olurdu. 

Bisküiciler,şekerciler “kandil simiti” gibi özel paketler fıstıklar zarif bez kutuya sarılır üç beş fistic paketi (kalabalığa)atarlardı .Halkın bu bayramlara iştraki cinnet derecesinde idi. O günün akşamından, törenin yapılacağı caddenin (Atatürk Bulvarı suburcu ordu caddesi Karagöz Şehreküstü caddelerinin) her iki yanı kaldırım da veya o civarda damlarda yer alabilmek , töreni seyredebilmek aşmuyla dolar taşardı.

Ben fotoğrafçı olduğum için caddeye indiğimde akşama kadar kalabalığı yarıp veya atlayıp iş yerime çıkamazdım.

Halk çok tutkulu idi. En ufak bir rahatsızlık istemiyordu. Bizler de saygılı idik Çünkü bu seyir sadece seyrandan ibaret değildi. Babalar oğullarına, analar,kızlarına, dedeler ,torunlarına, bu esnada bir bayram ve kaldırım konferansı çekiyordu.

Geçen hısım akraba,sakat çolak , iki ayağını kaybetmiş iki eliyle sürünen gazilerini birbirlerine gösteriyor. Bu günleri gördükleri için şükredip ellerine tutuşturulan bir durum (kahvaltılarını) helva dürümlerini yiyor :

…”Bak oğlum deden bunları da yiyememişti. Acı zerdalı çekirdeği bile ellerine ğeçmiyordu onların…”

“Nakıp Ali’nin sineması gibi bu şahane “Bayram coşkumuz” birden koptu sanki başka filmler seyrettik. Bayramlar kutlar olduk.

Evet daha dün , bu bayramlarda , vilayet önünde veya Şehitler anıtı önünde yapılan prova gösterilerde ne sebeble olduğu bilinmez çetelerimizin işgalci Fransız ve Ermenilere karşı kazandığı zafer figural da olsa ihmal edilmiş, okullardaki bu gibi prova veya figural oyunlar ve müsamereler ve dahi eskisi gibi , halkın sokaklara, meydanlara dökülüp,dünyada emsalsiz bir istiklal ve hürriyet abides bu bayramımız, maalesef güdük formalitelere veya ilgisizliklere bazı kaygılara kurban edilmiştir. Evela bu bayramı,halktan evel ilgili görevli ve mesüller tebcil ve takdis eylemelidirler. Çünkü bir açısı Gaziantep,bir açısı Kahraman Maraş, diğer kenarı Şanlı Urfa olan , bu teslis kavramının (üçgeninin) vurgusu çok önemlidir. Hem şöhret ve itibar olan bu üçgen ayrıca TBMM onayıyla da müseccel ve merkezi bir açıya sahiptir.

Antep’e TBMM.ce özel kanunla, onun tüzel kişiliğne tevcih edilen ve her şeyi kapsayan Gazilik ile de,coğrafya ve tabiat (doğa) olarak da, tüm Türkiye ile,vatandaş,akraba , yürek bağı ve can unsuru oluşturur. Bu böyle midir,değil midir? O halde ,belki o coşkulu bayramları tekrar eski coşku ile belki kutlayamayacağız o halde mevcut durum muvahecesinde bu bayramımıza daha geniş bir anlam kazandırarak,onu mesela bir HÜRRİYET BAYRAMI olarak, Eyfel Kulesi gibi Amerikadaki Hürriyet heykeli gibi cihan şumul veya yurt çapında hatta devasa bir anıtla adlandıralım.

Bugün maalesef gökdelenler diktiğimiz,dev yollar köprüler açtığımız çağda Gaziantebimiz, bir asır evvelki şehit kemikleri üzerine bir mezar taşı gibi diktiğimiz, mütevazi bir “şehitler abides ile” temsil edilmekte ve maalesef buna nazire bundan küçük başka anıtlar, biblovari heykeller vesaire düşünülmektedir, Şimdi bakınız, bu düşünce yeni değildir Geçen gün bir eskiciden aldığım , modası geçmiş bir daktilodan, nasıl bir yazı çıktı: (Yazarı veya şairi kimdir belli değil. Benim diye de takdim edemem. Sezarın hakkını sezara yazarın hakkını yazar vermeliyim. Bakınız eline sağlık nasıl yazmış hem de “Antep ağzı ile:)

Şu meşin mindelde Kıçın kıçın sürünen 

Şu topal çolak adam Benim babam

Vali Bey

Iki ayağını kaybetmiş Antep harbinde Arkadaki çolak,cüdar da Benim amcam Vali bey

Ailecek her resmi geçitte

Yer alırız elbette

Şu başına karalar bürünen de

Benim anam Vali bey

Hey anteplim hey

Bu geçit ne biçim şey

Baksana ne hışımla geçiy

Hatçe bacey

Onun da bir gözü görmey

Bir eli tutmey

Öbür eliyle de

Seni selamlaey Vali bey

Hatçe,Hösne,Besey, bak ne dey

Hala onlar gendini Antep harbinde zannediy

Ondandır bu geçit onların dertlerini tazeley

Arkadan bak Gaziler Mehmetçikle kol kola geliy

Deli Döne, Deli Zahey, zılgıtlar çalıy

Davullar çalınıy halaylar çekiliy

Antep kurtuluşu böyle kutlanıy Vali bey

Esas yıllar öncesinden geliy bu geçit

Hala yok bu destana uygun bir anıt

Hala bu alkışlarımdır,zaferimize kanıt

Kimse olmazsa da sen ol,bizlere umumt

Vali Bey!

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz