Güven SERT

Güven SERT

BAŞKA ANTEP YOK

Vatandaş otobüs durağında bekliyor... Durağa intikal edeli yaklaşık 40 dakika olmuş. Otobüsü ortalarda yok. İş çıkışı. adam yorgun. Belki aç. Sinirler islim üstünde yani... O ara elinde cızırt cızırt eden telsiziyle bi amca beliriyor durakta. Belli ki belediye görevlisi. Yaklaşıyor görevliye:

 

- Memur bey 40 dakikadır bekliyoruz. B28 gelmedi. saati kaç acaba. Ne zaman gelir:
- Birazdan gelir bekleyin.
- İyi ama saati yok mu bunun. 40 dakikadır bekliyoruz da.
- 40 dakikadır gelmediyse çabuk gelir merak etmeyin...

 

Yani otobüsün hareket saati "Birazdan Gelir"... bunu söyleyen belediye görevlisi. Yer Devlet hastanesi önündeki merkez durak. Yanyana dizilmiş duraklardaki duvarlara bakıyorum. Otobüslerin sefer saatlerini gösteren hiçbir pano yok. Ama her durakta reklam panoları var maşallah... olsun canım otobüsünüzün hareket saati "Birazdan gelir. Hele de 40 dakikadır gelmemişse kesin gelir. Çabucak gelir"

 

 

.....

 

 

Hafta içi... saat 16.00 suları. Fezzi Çakmak Bulvarı'nda, trafikte seyir halindeyiz. Bir havalı korna sesi. Yan tarafa bakıyoruz. Koskoca bir TIR. Özel bir şirkete ait. Resmen iri cüssesine güvenip trafiğin anasını ağlatıyor. Milleti sıkıştırarak, taciz ederek, havalı kornasını öttürerek, kendisine yasak bir saatte ve yolda ilerliyor. Sahi bu saatte ne işi var bunun Gaziantep'in en işlek caddesinde: Sorumlu vatandaşız ya, arıyoruz 155'i... Karşımızda az önce kocası ile kavga ettiği çok belli bir hanım memur...

 

 

- İyi günler memur hanım. Bu saatte şehir içinde TIR'ların bulunması yasak sanırım. Ama şu anda bir tanesi Fevzi Çakmak Bulvarını alt üst ederek ilerliyor. Plakası da ........

 

- Beyefendi o işlere belediye bakıyor. İzni onlar vermiştir. Belediyeyi arayın.

- Hanımefendi telefondan nasıl anladınız bu TIRın izinli olduğunu. ekip yönlendirip kontrol etmeniz gerekmez mi... İnsanları sıkıştırıyor diyorum.

 

- Beyefendi anlamadınız galiba. Bu bizim değil belediyenin işi.

- Pardon trafiği tehlikeye atan, üstelik yasak saatte şehir içinde seyreden bir ağır vasıta belediyenin işi mi diyorsunuz yani.

- TIR seyir halinde mi diyorsunuz. Plakası var mı?

- ilk aradığımda söyledim ya. Plakası ......

- Tamam beyefendi, tehlikeli araç kullanmaktan anons ediyorum aracı...

 

Neyse bu da bişeydir. Belki tehlikeli kullandığı için bu aracı çeviren memur arkadaşlar eşiyle kavga etmemiştir. Bu saatte şehir içi trafikte bu kamyon irisi aracın ne aradığını ve izni olup olmadığını sorarlar...

 

 

...........................

 

 

Yaya geçidindeyiz... Yayayız. Yeşilde geçiyoruz. ayıp ediyoruz ama bir yandan da cep telefonundan patrona bişey anlatmaya çalışıyoruz. Bi anda yine şiddetli bir korna sesi... Ayağına basılmış it gibi uluyor mübarek...

 

Adımlarımızı hızladırıyoruz. Bir yandan da merakla sesin geldiği yere bakıyoruz. Hasta mı var? Kornayı böyle ısrarla çalan bir yere mi yetişecek acaba?

 

Kornayı çalan bir Halk Otobüsü. Şalter atıyor.

 

- Yahu sana kırmızı yanıyor niye basıyorsun kornaya:
- Dakkam kalmadı dakkammm...
- Eee, kırmızıda mı geçeceksin?
- Sana ne, Polis misin?

 

Bu arada hala kornaya basmaya devam ediyor...

 

- Yahu basma şuna, kafa bu kafaaaa...
- Geç kaldım anlamıyon mu...
- Hay senin kullandığın arabaya bineyim!..

 

- .......

 

Kavgayı araya giren vatandaşlar önlüyor. Otobüs hala yanmakta olan kırmızı çiğneyerek ve eksozundan 5 fabrika bacası gücünde simsiyah bir duman salarak gidiyor...

 

Kimse hakkına razı değil. Kimse işinin hakkını vermeye çalışmıyor. Kimse karşıdakinin de hakları var demiyor.

 

Söylenecek tek şey var. İstanbul kıskansın.


Burası Gaziantep. Başka Antep yok. Adam olun adam...

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz