Dr. Ahmet TAN

Dr. Ahmet TAN

BAŞBAKAN DA AĞLAR

Son iki üç gündür Başbakanın bir televizyon canlı yayın programında ağlaması sosyal medyada ağırlıklı olmak üzere çok tartışılıyor.

Ağlamasını doğru bulanda var, doğru bulmayan da var.

Bir Başbakanın asla ağlamaması gerektiğini savunan da var, Başbakan da bir insandır ağlaması normaldir diyen de var.

Hangi demokraside olursa olsun bu konu böyledir.

Nerede olursa olsun bir şekilde bu konu tartışılır.

Kaldı ki bu Başbakanın ilk ağlaması da değil.

Türkiye on beş yıla yakındır Başbakanı yakından takip ediyor.

Değişik vesilelerle değişik yerlerde hüngür hüngür ağladığını hep birlikte gördük.

Konuyu şu şekilde özetlemek mümkündür.

Ağlamak sadece insana has değildir.

Her canlının kendine göre ağlaması vardır.

Bazı canlıların ağlamalarını görür, bazılarını görmeyiz veya göremeyiz.

Ama en anlamlı ağlamak insana ait olan ağlamaktır.

Ağlamak, ağlayabilmek güzel bir haslettir.

Bu güzel hasletten ne yazık ki çoğu kimse mahrumdur.

Ağlamak bir vicdan muhasebesidir.

Ağlamak bir ruhtur, bir inançtır, bir şeye inanmaktır.

Ağlamak bir itiraftır, kendini ihbar etmektir.

Ağlamak bir haykırıştır.

Ağlamak bir özlemdir, bir hasrettir, sonsuzluğu talep etmektir.

Ağlamıyorsanız, ağlayamıyorsanız bir tarafınız eksiktir.

Başbakan; zaten kendisi de söyledi.

“Benzer şeyleri ben yaşadım. Esmanın vurulduğu an benim çocuklarım aklıma geldi” dedi!

Türkiye’nin son 11 yılında Başbakanlık yapan, hiç kimsenin hayal bile edemediği, aklından geçirmeyi bile cesaret edemediği icraatların altına imza attığı ve her fırsatta bütün aile fertleriyle birlikte ölümle tehdit edildiği bir Başbakan, Esmanın vurulduğu anda kendi çocuklarımı düşündüm demesi size bir şey ifade etmiyor mu?

Herhangi birimiz ölüm tehdidi alırsak biz veya çocuklarımızı sokağa çıkarabilir miyiz?

Başbakan’ın ağlamasına bir de bu pencereden bakmanızı öneririm.

Efendim, Başbakan niye filancaya ağlamadı, ne şöyle olmadı, niye böyle olmadı diyenlerin sesini de duyar gibiyim.

Şundan net olarak emin olabilirsiniz.

Esmaya ağlayan Başbakan; İsmail’e de ağlar, Mehmet’e de ağlar, Aliye de Ağlar, Veliye de!

Onun için ağlamak gibi çok şahane bir hasleti tartışmayalım bile.

Bırakınız herkes rahat ağlasın.

Eğer ağlayabilirsek problemlerimizi çok daha rahat çözebiliriz, birbirimizi daha rahat anlayabiliriz, bilesiniz.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz