Ömer Özgür

Ömer Özgür

Bahar

Uzun kış geceleri, kar taneleri ve soğuk günlerin ardından gelen bahar, hem doğayı hem de insanı şenlendiriyor.

 

Sararan yapraklar yeşeriyor, tomurcuklar çiçeğe duruyor. Kuşlar cıvıl cıvıl ve adeta her biri ayrı bir enstrüman ustası gibi. Şehir ortamında çok hissedemiyoruz baharın gelişini ve doğanın canlanmasını. Apartmanların bahçelerindeki üç, beş ağaçla baharın güzelliğini temaşa edemiyoruz.

 

Bahar yeni bir başlangıç, yeni bir diriliş, basubadelmevt… Tarlalar, bahçeler, dağlar ve bayırlar rengarenk, yeşilin, kırmızının, beyazın ve sarının hakimliği dikkati çekiyor. Kıvıl, kıvıl oluyor insan bu renkleri görünce, yerinde duramıyor, sürekli bir hareketlilik halinde dönüp duruyor.

 

Kuru dalların yeşermesi, sararan otların ve yaprakların yeşermesi tefekküre sevk ediyor beşeri. Düşünmeden edemiyor insan, daha dün kuru odun olan bu ağaçlar, nasıl da bir anda yeşerdi, nasıl da çiçekler açtı… Ve kâinatın dirilişiyle bir kez daha anlıyoruz ki çürüyen, toprak olup giden bedenlerde bir gün yeniden dirilecek ve bazıları yeşerecek, bazıları solacak. İşte o gün çok fena bir gün, o gün çok zor bir gün, o gün sınav sonunda doğruların ve yanlışların açıklanacağı gün.

 

 “O gün göğü, kitapları dürer gibi (toplarız). İlkin yaratmaya nasıl başladıysak diriltmeyi de Biz öyle gerçekleştiririz. Bu, üzerimize aldığımız bir vaaddir. Bunu gerçekleştirecek olan da Biz’iz.” (Enbiyâ Sûresi, 21/104) O günün kolay geçmesi, baharı yaşamak için, burada yaşanan kışa sabretmek ve sıralanan yasaklara uymak gerekecektir.

 

 

Bahara tekrar dönelim ve yeşeren doğada gezmeye devam edelim. Leylekler geldi önce, gökyüzünde uzun süren yolculuğun ardından iniş yaptı şehrimize, ilçemize, kasabamıza ve köyümüze. Uzun gagası ve bacaklarıyla bembeyaz tüyleriyle dikkatlerden kaçmadı leylek. Köylüler manilerle karşıladı leyleği ve hep bir ağızdan;

 

 

Leylek leylek havada

 

 

Yumurtası tavada

 

Oynaşıyor çocuklar

 

Dağda, kırda, ovada…

 


Öncü kuvvet olarak ülkemize gelen leylek, arkadan geleceklere bilgi verdi ve Türkiye’ye baharın geldiğini, bu topraklara misafir olunabileceğini bildirdi. Haberci hemen ulaştırdı müjdeli haberi ve ardından diğer kanatlılar şenlendirdi topraklarımızı.

 

Tahtalı güvercin, kırlangıç, guguk, kara sagan, yaban ördekleri, yaban kazları ve kelaynak kuşları gruplar halinde geldi coğrafyamıza.

 

Bir gün leylek, bir başka gün kırlangıç takıldı gözümüze ve anladık ki bahar geldi ülkemize.

 

Zor günlerden geçen vatan topraklarımıza gerçek baharların geldiği güzel günleri görme ümidiyle…

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz