Ahmet YETİM

Ahmet YETİM

BAĞ-KUR(4/b)SİGORTALILARININ BORÇLARININ İCRA YOLUYLA TAHSİLİ

Sosyal Güvenlik Kurumuna süresi içerisinde ödenmeyen prim ve diğer alacakların tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun ilgili hükümleri doğrultusunda işlem yapılmaktadır. Kurumumuzun prim ve idari para cezası alacaklarının kısa sürede takip ve tahsilinin sağlanması için otomatik icra programlarımız bulunmaktadır.

Dolayısıyla primlerini süresinde ödemeyen 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların yani eski adıyla Bağ-Kur sigortalılarının, prim ve prime ilişkin Kurum alacaklarımızın (gecikme cezası ve gecikme faizi v.s.) tahsilini sağlamak amacıyla otomatik icra programı kanalıyla icraya intikal ettirilerek tahsil edilmesi yönünde çalışmalar yapılmaktadır.

Bununla birlikte 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca alacaklarımızın (36) ayı geçmemek üzere faiz alınmak suretiyle taksitlendirilmesi mümkün bulunmaktadır. Yine 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunan (isteğe bağlı sigortalı olanlar hariç) sigortalıların birikmiş prim borçları için 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendirme talebinde bulunarak ilk taksitlerinin peşin yatırmaları halinde kendileri ile bakmakla yükümlü oldukları kişilerin Kurumumuz tarafından sunulan sağlık hizmetlerinden yararlanmaları mümkündür.

Bu itibarla eski adıyla Bağ-Kur’a tabi yeni adıyla 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunan sigortalıların birikmiş prim borçları için Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüklerine başvurarak taksitlendirme yapmaları yararlarına olacaktır. Böylece kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin Kurumumuzun sunduğu sağlık hizmetlerinden yararlanmaları da söz konusudur. Aksi halde bu prim borçlarının 6183 sayılı Kanuna göre cebri icra kanalıyla tahsili yoluna gidildiğinde alacaklı olduğumuz kişilerin menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişiler nezdinde bulunan hak ve alacaklarına haciz işlemi uygulanmak zorunda kalınacaktır. Dolayısıyla Kurumumuza borcu bulunan 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunan sigortalıların yani eski adıyla Bağ-Kur sigortalılarının Kurumumuza başvurarak borçlarını taksitlendirmeleri lehlerine olacaktır.

TARIM BAĞ-KUR SİGORTALILARININ ASKERLİK BORÇLANMASI

Yürürlükten kaldırılan 2926 sayılı “Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu” yani kısaca Tarım Bağ-Kur Kanunu olarak bilinen Kanun kapsamında olanlara askerlik borçlanma hakkı 08.09.1999 tarihli 4447 sayılı Kanun ile verilmiştir.

Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanunun “Sigortalıların Borçlanabileceği Süreler” başlıklı 41 inci maddesinin (b) bendinde “Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların, er veya erbaş olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen süreleri kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde Kanunun 82 inci maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın %32 si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartıyla borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır.” hükmü bulunmaktadır.

Yine bu düzenleme doğrultusunda Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 66 ıncı maddesinde de “Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra geçen ve Kanunun 41 inci maddesinde belirtilen sürelerin borçlanılabilmesi için Kanun veya mülga sosyal güvenlik kanunlarına göre tescil edilmiş olmak yeterli olup, borçlanma talep tarihi veya ölüm tarihi itibariyle sigortalı olma şartı aranmaz.” denilmektedir.

Dolayısıyla askerlik borçlanması yapılabilmesi için 5510 sayılı Kanun veya mülga sosyal güvenlik kanunlarına göre tescil edilmiş olmak yeterli sayılmakta borçlanma talep tarihi veya ölüm tarihi itibariyle sigortalı olma şartı aranmamaktadır. Bu itibarla 2926 sayılı Kanuna göre tescili yapılan kişilerden 08.09.1999 tarihinden önce sigortalılığı sona erenlerin veya vefat etmesi nedeniyle sigortalılığı Kurumca sona erdirilenlerin 01.10.2008 tarihinden itibaren Kurumumuz kayıtlarına intikal eden askerlik borçlanma talepleri geçerlidir. Bu durumda olan sigortalı veya hak sahiplerinin Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüklerine başvurmaları halinde işlemleri yapılacaktır.

SORULAR VE CEVAPLAR

Soru-1)Bir okurumuz bize yetim maaşı konulu şu soruyu yöneltmiş; Merhabalar Ahmet Bey, Yetim maaşı ile ilgili bir sorum olacak: "Şuan 24 yaşındayım 09.01.1988 doğumluyum ve üniversite 3. sınıfım, yetim maaşını hangi tarihe kadar alacağım? üniversite bitene kadar mı yoksa 25 yaşa girdiğimde mi, 25 yaşımı doldurduğumda mı kesilecek maaş? İyi çalışmalar

Cevap-1)Okurumuzun sorusundan anne veya babasından dolayı ölüm aylığı aldığını anlıyorum. 5510 sayılı Kanunun “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlıklı 34 üncü maddesinde “Ölen sigortalının 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının;
a)…..
b) (Değişik: 17/4/2008-5754/21 md.) Bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri hariç bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
1) 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde 25 yaşını doldurmayanların veya,
2) Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az % 60 oranında yitirip malûl olduğu anlaşılanların veya,
3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarının,
her birine % 25'i,
……
oranında aylık bağlanır.” şeklinde hüküm bulunmaktadır. Dolayısıyla Kanun yüksek öğrenim yapan çocuklardan 25 yaşını doldurmayanlara aylık bağlanacağını öngördüğünden sizinde maaşınız üniversite öğreniminiz bitmese bile 25 yaşını doldurduğunuzda kesilecektir.

Soru-2)Pınar SEZER isimli bir okurumuzun sorusu şu şekilde; Sosyal güvenlik il müdürlüğüne başvuru yaparak hizmet birleştirmesi talebinde bulundum. aralık 2011 tarihinde …… il milli eğitim müdürlüğünden hizmet belgemin istendiğine dair bilgi yazası tarafıma ulaştı. devlet memurluğunda gecen sürelerimin sgk 4a hizmet dökümüne eklenip eklenmediğini nasıl takıp edebilirim. Su anda 4A hizmet dokumumu incelediğimde devlet memurluğu hizmetimin işlenmediğini görmekteyim Teşekkürler.

Cevap-2)Devlet memurluğunda geçen hizmetlerin birleştirilmesinden sonra bu hizmetlerin 5510 sayılı yasanın 4/a maddesi kapsamında sigortalı olanların yani SSK’lıların hizmet belgesinde görünmemektedir. Çalıştığınız Kurumdan istenilen hizmet belgesinin ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne gelmesinden sonra hizmet birleştirme işlemleri yapılarak tarafınıza bilgi verilir. Gelen bilgi yazısından memurlukta geçen hizmetlerinizin 4/a hizmetlerinize eklendiğini öğrenebilirsiniz.

Soru-3)Efkan ÇELİK isimli bir okurumuzun Bağ-Kur ödemesi konulu sorusu şu şekilde; yanlarında işçi çalıştıranlar ve primini aylık düzenli şekilde yatıranlara devletimiz bir çok teşvik sunmuş ve bundan vatandaşlarımızı faydalandırmaktadır. ancak kendi nam ve hesabına çalışan vatandaşlarımızdan primlerini düzenli yatıranlara 5510 sayılı yasa çerçevesinde peşin (yıllık toplu yatırımlar) olarak ödeme yapılması durumunda herhangi bir teşvik veyahut peşin ödeme indirimi bulunmaktamıdır.

Cevap-3)Okurumuz bence çok önemli bir konuya değinmiş. 5510 sayılı yasa ile getirilen teşviklerden birisi de 4/a sigortalısı çalıştıran işverenlere yönelik işveren hissesinden 5 puanlık indirimidir. Yani işverenlerin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanmaktadır. Bu teşvikten yararlanılabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresinde vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresi içerisinde ödemeleri, Kurumumuza prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun olmaması şarttır. Ayrıca borcu olanlardan; 6183 sayılı yasaya göre borçlarını taksitlendirenler, çeşitli kanunlar gereğince borcunu yapılandıranlar da beş puanlık indirimden yaralanabilirler. Bununla birlikte işyerinde kayıt dışı işçi çalıştırıldığı tespit edilmesi halinde bir yıl süreyle bu indirimden işverenler yaralanamaz. Şuan yürürlükte olan asgari ücret üzerinden çalışan yani 886,5 TL brüt maaş alan bir sigortalı da işveren hissesinden 5 puanlık indirim tutarı 44,33 TL olmaktadır. Kurumumuzun uyguladığı birçok teşvik bulunmasına rağmen şu an en çok yararlanılan teşvik budur. Ancak 4/b sigortalısı dediğimiz yani eski adıyla Bağ-Kur kapsamında sigortalı olanların primleri yönünden mevcut durumda bir teşvik bulunmamaktadır. Kendi nam ve hesabına çalışan kişilerin düzenli olarak primlerini yatırmaları veya toplu yatırmaları halinde herhangi bir indirim uygulanmamaktadır.

Soru-4)Mustafa YALKIN isimli bir okurumuz bize şu soruyu yöneltmiş; Ahmet bey ben 01.01.1956 doğumluyum 08.03.1976 tarihinde askere gittim 20 ay askerlik yaptım. İlk işe giriş tarihim 02.05.1981 dir. Halen ssklı çalışıyorum. 4007 gün sigortam var. Askerlik borçlanması yaparsam mı daha erken emekli olurum yoksa gerek yok mu?


Cevap-4)Okurumuzun verdiği bilgilere göre askerlik borçlanması yapmadan emeklilik şartları; 25 yıl sigortalılık süresi, 46 yaş ve 5075 prim ödeme gün sayısı üzerindendir. Buna göre yaşı ve sigortalılık süresi dolmuş olup 1068 gün eksiği bulunmaktadır. Dolayısıyla bu gün sayısını biran önce tamamlamak için askerlik borçlanması yapmanızda yarar vardır. Zira 600 gün askerlik borçlanması yaparsanız ilk işe giriş tarihiniz 02.09.1979 olacak ve bu durumda emeklilik şartlarınız; 45 yaş, 25 yıl ve 5000 gün olacaktır. Bu durumda yine yaş ve sigortalılık süreniz dolmakta 393 gün eksiğiniz kalmaktadır. Yani askerlik borçlanması yapmanız halinde hem emeklilik şartlarından olan çalışma gün sayısından avantajınız olacak hem de borçlanılan süre kadar gün kazanacağınızdan daha erken emekli olacaksınız.

Soru-5)Bir okurumuz bize şu soruyu yöneltmiş; sayın ustadım ben 01.01.1961 doğumluyum.1977 -1978 yılları arasında sgk lı ve yine 2005-2007 yılları arasında yine sgk lıyıdım yani toplam 3 yıl sgk hizmetim bulunmaktadır.1980 -2003 yılları arasında fikir suçlusu olarak mahkumiyetim söz konusudur.askerliğim saydırsam emekliliğime faydası olur mu yada ben ne zaman emekli olabilirim....saygılarımla

Cevap-5)Okurumuzun sorusundan 3 yıl sgk hizmetim var ibaresinden 3 yıl ssk hizmeti olduğunu anlıyorum. Yani 1977-1978 ile 2005-2007 yılları arasındaki hizmetinin 5510 sayılı yasanın 4/a kapsamında sigortalılık olduğunu söyleyelim. 5510 sayılı yasaya 6111 sayılı yasa ile eklenen geçici 36 ıncı madde de “13/5/1971 tarihli ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu uyarınca kurulan sıkıyönetim mahkemelerinin görev alanına giren suçlar nedeniyle yakalanan veya tutuklananlardan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetime el koyduğu 12 Eylül 1980 tarihinden itibaren haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilenlerin, gözaltında veya tutuklulukta geçen süreleri için kendilerinin ya da hak sahiplerinin bu durumlarını belgeleyerek bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içerisinde talepte bulunması kaydıyla, gözaltında veya tutuklulukta geçen süreleri, talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının % 32’si üzerinden hesaplanacak primlerinin; bu durumlarından dolayı dava açıp tazminat alanların borcun tebliğ tarihinden itibaren altı ay içerisinde kendilerince veya hak sahiplerince, tazminat almamış olanların ise Hazinece ödenmesi suretiyle borçlandırılır. Bu şekilde borçlanılan süreler Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilir. Ancak, sigortalılık başlangıç tarihinden önceki borçlanılan süreler sigortalılık başlangıç tarihini geriye götürmez………” şeklinde hüküm bulunmaktadır. Şayet sizinde durumunuz bu maddeye uygun ve madde de belirtilen süre içinde işlemlerinizi yaptıysanız borçlandığınız süreler hizmetinizden sayılır. Ancak sorunuzdan böyle bir işlemin olmadığını anlıyorum. Dolayısıyla sigortalılık başlangıç tarihinizin 01.01.1977 olduğunu ve 1080 gün prim gününüz olduğunu varsayarak emeklilik şartlarınıza baktığımızda; 44 yaş, 25 yıl ve 5000 günden emekli olacağınız görülmektedir. Yani yaşınız ve sigortalılık süreniz dolmuş ama prim gün sayınız 3920 gün eksiktir. Askerliğiniz sigortalı işe giriş tarihinden sonra olduğundan(tarihini yazmamışsınız ama yaşınızdan dolayı öyle olması gerekiyor)işe giriş tarihinizi eklemez ama prim ödeme gün sayınızı arttırır. Dolayısıyla 5000 gün sayınız tamamlanana kadar emekli olmanız mümkün değildir. Bununla birlikte 60 yaşını doldurduğunuzda 3600 gün prim ödeme gün sayısı üzerinden de kısmi emekli olabilirsiniz.

Köşemde bulunan e-mail adresim aracılığı ile bana sosyal güvenlikle ilgili soru(ne zaman emekli olurum, askerlik ve doğum borçlanması, yurt dışı hizmet borçlanması, hizmet birleştirme v.s.)ve sorunlarınızı iletebilirsiniz. Bu sorularınızı izleyen haftalardaki yazılarımda cevaplayacağım.

Herkesin sosyal güvenliğinin olduğu bir dünya dileği ile……

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz