Güven SERT

Güven SERT

ATLAS JET MAĞDURLARI

Tarih 4 Temmuz 2104 Cuma…
İstanbuldan gelen 2 misafirimiz var. AtlasJet Yetkilileri belki araştırır diye isimlerini de yazayım. Merih Kemal ŞİRİN ve Soydan AKSOY… AtlasJet’in bu tarihteki 20.20 İstanbul uçağına biletleri var.

Check-in’i de internetten yapmışlar.

 

İş için Gaziantep’e gelen bu arkadaşlarımızı iftar trafiği sebebiyle saat tam 20.03’te alana yetiştirdik. Güvenlikten geçip AtlasJet bankosuna uçuş kartlarını almak üzere iskele yaptıklarında saat tam 20.05…

 

Bu sırada alan dahilisinden uçak için son çağrı yapılıyor. Son çağrı…
Gaziantep havaalanı atla deve değil. Uçaklar biniş kapısının hemen önünde park yapıyor. Uçağa yürüyerek gidiyorsunuz. Bu sırada bendeniz arkadaşlarım bankoda olduğu için salona girmiyorum. Onun yerine çocukluğumdan beri özel merakım olan uçakların iniş ve kalkışlarını izlemek üzere telörgülerin yanında pozisyon alıp pisti izlemeye başlıyorum. Bu arada bizim misafirlerin uçağı yolcu ve bagaj yüklüyor gözümün önünde.

 

 

İki dakika sonra telefonum çalıyor. “Bizi uçağa almadılar”… üstünkörü bıraktığım aracımı adam gibi bir yere park edip giden yolcu salonuna giriyorum.

Şaka değil. Atlasjet yetkilileri misafirlerimizi gerçekten de uçağa almamış. Sebep “Son Yarım Saat Kuralı”.

 

Yani internetten yaptığınız check-in yarım saat kala alana gitmemişseniz sistemden düşüyor. Ve uçağı kaçırmış sayılıyorsunuz.

 

Teknik olarak doğru bir gerekçe. Hiç itirazımız yok. Ancak ben sık seyahat eden birisi olarak her havayolunda (Atlas Jet de dahil) bu kuralın defalarca esnetildiğine şahit oldum. Kaç kez son dakikada uçağa binen yolcular, kalkış saatine dakikalar kala yüklenen bagajlar gördüm.
Tamamen Atlas Jet görevlisinin ve kaptanın inisiyatifinde olan bir olay.

 

 

İstanbul ya da Ankara gibi büyük alanlardan birisinde olsanız arkadaşlarımızı uçağa almayan görevlilere hak verebilirsiniz. Çünkü uçak körüğe yanaşmamışsa, 2 bavul için araç gerekecek. 3 yolcu için servis gerekecek. (Yolculara zam yaptım çünkü biz ölmüş eşeğin davasını güderken hala parkta bagaj yüklemekte olan uçağa geç kaldınız muamelesi yapılan bir yolcu daha geliyor.)
Burada AtlasJet’in elindeki telsizi ile buraların ağası benim tavrındaki hanım görevlisine lafımız yok… Çünkü yaptığı şey tamamen kurallara uygun. Ancak o kuralların o anda alınacak bir inisiyatifle esnetilmesi ve 3 yolcunun uçağa alınmasının da genel ticari ahlak teammülerine ve Türk misafirperverliğine uygun olduğunu da hiç vicdanım sızlamadan ve suçluluk duymadan söyleyebilirim.

 

 

Çünkü o 3 yolcu uçağa alınmadıkları halde hiç çirkinleşmediler. Seslerini yükseltmediler. Bağırıp çağırarak baskın çıkmaya ya da “Siz bizim kim olduğumuzu biliyor musunuz” triplerine girmediler. Aslında hem AtlasJet hem de oradaki görevliler için tam da “Siz bizim kim olduğukuzu biliyor musunuz” kategorisinde olan arkadaşlarımız, Atlas jet görevlisi ve son yarımsaat kuralı bağımlısı hanımefendiden yapabileceği bir şey varsa yapmasını rica ettiler. Yapılmadı…

 

Sonuçta kurallara uyduğu ve uyguladığı için bu hanımefendiyi suçlayamayız. Ancak böyle durumlarda, hele de içinde bulunduğumuz hoşgörü timsali Ramazan ayında, böyle durumlarda yolcu (Müşteri) lehine inisiyatif kullanmasını öğretmediği ya da öğütlemediği için, AtlasJet hizmetini ve hizmet içi eğitim anlayışını kınayabiliriz… Öyleyse kınayalım… KINADIK.

 

 

Çünkü biz aynı havayollarının çok daha fazla süreleri bulan rötarlarına bile hoşgörü ile yaklaşan müşterileriyiz…

 

Ya da müşterileriydik, diyelim… Çünkü ne ben ne de o dostlarım… Ve ne de sözümün geçtiği başka dostlarım, misafirleri-müşterileri-yolcuları lehine inisiyatif kullanma becerisinden yoksun Atla Jet’e bir daha asla ve asla müşteri olmayacağız…

Atlas Jet için küçük ama iyiniyet karinesi için büyük bir adım… Hayırlara vesile ola…

 

 

VE FIRINCIOĞLU

İbrahimli’nin önemli işletmelerinden birisi Fırıncıoğlu… Güzel ekmek yapar. Ramazan pidesi nefistir. Ama burada da hiç beklemediğimiz bir işletme hatası gördük. Ramazan’ın ilk günü. İftara 1 saat var. Kuyruktayız. Yarım saati kuyrukta pidelerin çıkmasını bekleyerek ve 17 aç saatin ardından sıcacık pideyle iftar yapmanın hayalini kurarak geçiriyoruz… Bu yarım saatin sonunda fırın tezgahından megafonsuz ve nezaketsiz bir anons geliyor… “40 tane pide kaldı. Kuyruğun gerisindekiler boşuna beklemesin.”

 

 

33 derece sıcakta yarım saat bekledikten sonra şalter atıyor tabi. AtlasJet’e olduğu kadar kibar olamıyoruz. İşletme sahibinin yanına gidip, “Kardeşim fırında ekmek biter mi? Bu kadar zamandır kuyruktayız. Bari kuyruğa girmeden önce söyleseydiniz. Hem fırın yanıyor. Orada hamur da var. Yapıverin biraz daha pide ne var yani. İnsanlar size güvenmiş. Hepsi de sürekli müşteriniz. Ayıp değil mi. Böyle esnaflık olur mu?”…

 

Cevap ilginç… “İlk gün olduğu için ayarlayamadık sayıyı. Yarın düzene girer…” Allah allah…40 yıllık Fırıncıoğlu Ramazan’ın ilk günü müşterilerini pidesiz bırakarak düzene giriyor… Valla iyiymiş… Antep’te bir deyim vardır… “Ekmeği ekmekçiye ver” derler… Demek ki bu deyim değişecek. “Ekmeği bazı ekmekçilere ver…”

 

 

Bir haftada sadık müşterisi olduğumuz Atlas Jet ve Fırıncıoğlu gibi iki işletmeden vazgeçmek yeter bence… Ramazan’da hiç çekilmiyorum zaten. Allah affetsin. Haftaya görüşürüz…

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz