Mustafa DOĞAN

Mustafa DOĞAN

Atanda yok! Tutanda yok!

Hafta sonu Gaziantepspor açısından güzel geçmese de diğer iki Gaziantep ekibi için oldukça güzel geçti.

Cumartesi tam anlamıyla “Bugün günlerden Gaziantep ”idi. Günün ilk maçında Gaziantepspor, Karabük’te 3 puan arayacaktı. Takım kadar bizde bu parolayla maçı takip etmeye başladık. Akıllarda Konyaspor mağlubiyetini unutturmak, yeni bir seri yakalamak düşüncesi vardı. Yani bizim açımızdan öyleydi. Nede olsa desteklediğimiz ve maçlarını takip ettiğimiz takım için güzel şeyler yazmak istiyoruz. Ama ne zaman Gaziantepspor hakkında yazmaya başlasam, yazacak iyi bir şey bulamıyorum.

 

Acaba İsmail Kartal, yerel basını takip ediyor mu?

 

Özellikle köşe yazılarını okumasını tavsiye ederim. O kadar yazılıp çiziliyor, hatta yerden yere vuruluyor. Bunları görmüyor olsa gerek. Yoksa ısrarla Larsson’u oynatmaz. Biraz eleştirilere kulak vermek lazım. Eleştiri yapılıyorsa ders alınması ve hataların tekrarlanmaması içindir. Ligin 12. haftası olmuş hala deplasmanda galibiyeti olmayan bir takım. Evinde de çok iyi olduğu söylenemez.

 

12 haftada 7 mağlubiyet, 3 galibiyet 2’de beraberliği olan bir takımda demek ki yanlış giden bir şeyler var. Aslında hatalar son haftalarda neredeyse aynı. Sürekli oyuncular da bir formsuzluk var. Orta alandaki oyuncular top dağıtamıyor. Gol yollarında desen istediğimiz golcüyü bulamadık. 12 haftada maç başına düşen gol sayısı 1. Yediğimiz gol, attığımızdan çok. O zaman bu demek oluyor ki ne atabiliyoruz, ne tutabiliyoruz.

 

Tamam Nabil güzel oyuncu, güçlü de oyuncu ama pozisyonlara giremiyor. İlhan Parlak desen hala niye takımda tutuluyor anlamış değilim. Kangwa ve Angan’da bir maçta iyi bir maçta kötü. Şenol Can artık yedek kulübesine çekilmeli. Larsson aslında güzel topçu ama performansında özellikle son 4 haftada düşüş var.

 

Buraya eleştiri değil de Gaziantep’in Başakşehir’e yenilmesine rağmen ayakta alkışlanan oyunu gibi Osmanlıspor karşısında sergilediği güzel futbol gibi iyi şeyler yazmak isterdim. İstikrarsız bir takım olduğumuz yıllardır belli. Form grafiğini bir türlü üstlere çıkaramıyoruz. 1 maç yeniyorsak 2 maç yeniliyoruz. Kötü sonuçlar 15. sıraya kadar düşmemizi sağladı. Ne yapıp ne edip bir an önce bu takımı alt sıralardan kurtarın. Daha ligin ilk yarısında dibe demir atarsak, ikinci yarı çıkmak zor olur.

 

MARCUS & RAUTINS İŞBİRLİĞİ

 

Günün ikinci maçında son haftalarda çıkış yakalayan Gaziantep Basketbol ’un maçını takip etmek için salona doğru yola koyulduk. Rakip namağlup lider Banvit. Maçın zorlu geçeceği tahmin ediliyordu. Ama tam aksine 4 periyodu da üstün tamamlayan Gaziantep ekibi rahat bir maç kazandı. İlk periyoda hızlı başlayan Gaziantep daha ilk dakikalarda farkı açmaya başlamıştı. Devreye 7 sayı farkla girildi. İlk iki periyotta zorlanmayan Gaziantep temsilcisi ikinci yarıya da istediği gibi başladı. Bir ara farkı 14’e kadar çıkaran basketbolcular bu periyodu da 5 sayı farkla tamamladı.

 

 

Son periyotta rehavete kapılan oyuncular pota altından boş dönünce, Banvit bir anda farkı 3’e kadar düşürdü. Tam bu dakikalarda da maç boyuncu seyirci olan taraftar takıma destek vermeye başladı. Maçın seyri değişti. Banvit farkı kapatıyor darken, taraftar rakibin dengesini bozmayı başardı. Bu dakikadan itibaren Gaziantep Basketbol, rakibinin top kayıplarını iyi değerlendirerek farkı 12 sayıya çıkardı. Rautins’in hızlı hücumları ile fark tekrar açılmaya başladı. İkinci yarı oynadığı oyun ve attığı 22 sayı ile maçın oyuncusu seçilen Marcus Denmon içinde ayrı bir parantez açmak gerekiyor. İlk yarı 3 sayıda kalan Denmon, ikinci yarıya fırtına gibi bir başlangıç yaptı. İsabetli üçlükleri ve asistleri ile galibiyetin en büyük mimarlarından oldu.

 

DİYADİN GÖZE GİRDİ

 

Ve günün son maçı da yeni hocasıyla resmi olarak ikinci maçına çıkacak olan Büyükşehir Gaziantepspor’undu. Kötü sonuçlar sonrası teknik direktör değişikliğine gidilerek takımın başına Metin Diyadin getirildi. İlk maçında deplasmanda Altınordu ile beraber kalmasına rağmen oyundan memnun olan Diyadin, umut dağıtmaya başlamıştı. Şanlıurfaspor maçının ilk dakikaları da bunu gösteriyordu. Oyuna atak başlayan Büyükşehir, maçta üstünlüğünü kurdu.

 

Kojic kaleyi yokladı. Sazdağı frikikten şansını denedi. Derken Uche sağ çaprazdan topu ağlarla buluşturmayı başardı. İlk yarı maç mavi-beyazlıların kontrolünde tamamlandı. İkinci yarıda da yine Büyükşehir’in üstünlüğü vardı. Şanlıurfa temsilcisinin son dakikalardaki bir iki atağın dışında saha da pek bir varlık gösteremedi.

 

Maç esnasında saha dışından sürekli oyuna müdahale eden ve uyarılarda bulunan tecrübeli hoca her ne kadarda erken olsa göz girdi diyebiliriz. Darısı diğer maçlara diyelim..

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz