SOKRANTES...

SOKRANTES...

ASAYİŞ BERKEMAL (Mİ)

Bence değil…

Konuya direk daldım amma kusura bakmayın.
Gün geçmiyor ki Gaziantep’imiz de cinayet veya yaralama olayı işlenmemiş olsun.
Öylesine çoğalmaya başladı ki, inanın korkmaya başladım.
Kimsenin kimseye sabrı kalmamış sanki.
Herkes öldürmeye odaklı…

Zannedersin bilgisayarda GTA oynuyor, önüne geleni ezip geçiyor.
Gözünü kan bürümüş olmalı.
Komşusuyla kavga eden, eşiyle kavga eden, trafikte kavga eden, hemen silaha sarılıyor.

Eskiden mahalle kavgaları bile taşlı sopalı olurdu sadece.
Şimdi pompalılar, silahlar konuşuyor.
Zannedersin Teksas.

Nerde eski kavgallaaarrrr.
Eskiden polis geliyor sözü bile kavgayı durdurmaya yeterken, şimdi insanlar polisle bile çatışıyor, dinleyen yok..

Konumuz burada bu insanların bu kadar neden silahlandığı.
En ufakta olayda bile silaha sarılıyor millet.

Trafikte biraz fazla bakışsan hemen kavgaya endekslenmiş, kavgada da silaha.
Torpido gözünden veya belinden hemen silaha sarılıyor, ya da bagajı açıyor pompalı.
Sonra da haberlerde pompalı dehşeti diye asayiş haberi olarak okuyoruz.
Gaziantep’imizde de bu tür asayiş haberleri son zamanlar da bayağı bir arttı.
Göçle birlikte, Suriyeliler de artınca yaşanmaz bir şehir halini almaya başladık.

Daha geçen hafta emniyetin asayiş uygulamasında 15 adet tabanca, 17 adet kurusıkı,19 adet tüfek, 865 adet mermi, vb. aletler ele geçirilmiş.
Buna rağmen asayiş olaylarında bir gram azalma yok.
Silahlı kavgalar yapılmaya başlandı.

 

Zannedersin film seti, mafya filmi çekiliyor şehirde.
Bağ evi sezonu da açıldı.

Bazı kişiler artık bağ evleri ile şehir arasında pek bir fark kalmadığının farkında değil galiba, ne yapmaya çalışıyorsa gecenin bir yarısında saydırıyor arkadaş.

Onu duyan komşu da cevap veriyor.
Bir çeşit haberleşiyorlar yani.
Ne güzel. Helal olsun.

 

Sadece bu haftaki olayları hatırlarsak.
Kız kaçırma meselesi yüzünden iki aile birbirine girdi. Narlıtepe Mahallesi 4 nolu sokakta oturan Sayar ve Korkmaz Ailesi iddiaya göre kız kaçırma meselesi yüzünden silahlı kavgaya tutuşmuşlar. Silahlı kavga da aralarında çocukların da bulunduğu 10 kişi yaralandı 1 kişi hayatını kaybetti.
Başka bir olay da alacak meselesi yüzünden çıkan kavga da av tüfeği ile vurulan 1 kişi öldü, 1 kişi yaralı.

 

Daha önceki günler de de mezarlıkta ölü bulunanlar, dükkanının önün de silahlı saldırıya uğrayanlar.

Ve hasıl kelam silah çıktı mertlik bozuldu.
Yani asayiş pekte berkemal değil.

 

 

SOKRANTES DER Kİ : TAŞ DA YUMURTANIN ÜSTÜNE DÜŞSE,YUMURTA DA TAŞIN ÜSTÜNE DÜŞSE, OLAN YİNE YUMURTAYA OLUR…

 

 

T’ERROR…

 

32 genç, bir askerimiz, iki polisimiz terörün son kurbanları.
Ateş düştüğü yeri yakıyor.

Kobani’ye gitmek isteyen 100 kişilik kobay gençler göz göre göre ölüme gittiler.
Sırf Türkiye’de huzuru bozmak , Ortadoğu’daki ateşin içine atılmak için yapılıyor bunlar.
Bunları yaptıranların insanlıkla yakından uzaktan hiçbir alakası olamaz.
Gözlerini kırpmadan bu vahşilikleri yapabiliyorlar.
Terör olaylarından her zaman mustarip olmuş bir ülkeyiz.

Bu tür olaylarda sonra partililer hep birlik çağrısı yapar amma bir işe yaramaz.
Her zaman bıçak kemiğe dayanır amma çözüm bulunmaz.
Konuyu çok dağıtmadan şu parti bu parti demeden, eğer sizler bu parlamentoya girmişseniz ve bu toprak üzerinde yaşıyorsanız, ortak bir noktanız olmalı.

 

ÖNCE VATAN…

 

Önce Türkiye demeniz lazım.
Ama bakıyoruz.

O sen yaptın bunu katil sensin diyor, başkası başkasını suçluyor.
Kimse birbirine doğru soruyu sormuyor.

 

Doğru soru sormayanlar doğru cevap bulamazlar. Kendi cevapları olmayanlar başkalarının soruları ile yaşarlar. Cevaplarını doğru sıralamayanlar çözümü bulamazlar. Çözüme ortak olmayanlar problemin parçası olurlar.

Ve çözümsüz bir problem olup çıkıveriyor olaylar.
32 kişinin ölümünü protesto ederken 30 bin kişinin katilinin fotoğrafları ellerinde, yüzleri kapalı ve silahlı.

 

Amaç belli.
Daha fazla kan…
Siyasilerimiz de hata üstüne hata yapıyorlar.
Evet maalesef…

 

Türkiye ERROR Veriyor.
T’ERROR hortluyor…

Unutmayalım.
Bu vatan hepimizin.
Oyuna gelmeyelim…

 

 

GAZİANTEPSPOR=????...

 

100 kişiye sorduk “Gaziantepspor bu sezon ne yapar” diye…
Kimse oralı olmadı.

Neden derseniz.
Şehir futboldan tamamen soğudu.
Yapılan transferlere bakacak olursak, konum yine ligde kalırsak yeter.
Taraftar artık bunu istemiyor.
Benim tanıdığım çok koyu Gaziantepsporlular bile pek ilgilenmiyor artık takımla.

Ne yapar ne eder diye düşünmüyor bile.
Maçlar başlarsa “gederik işte” deyip duruyorlar.
Bir heyecan yok şehirde…
Şu an itibariyle takım olarak soru işaretleri dolu.

Tek sağlam yer kale.
Onu da Allah esirgeye.

 

Mutlu Topçu’nun ilk Süper Lig deneyimi olması, takımda geçen sezon en çok forma giyen ve beyni olan Chico’yu bile elinde tutamaması, Şenol Can’ın gitmesi, havaalanında karşılanacak bir futbolcu transfer edilememesi, mali krizin devam etmesi, taraftarın kafasında takım hakkında soru işaretleri oluşmasına sebep oluyor.

Ne olacak bu Gaziantepspor’un hali diyecek taraftarımız kalmayacak ben ondan korkuyorum…

 

 

MUSTAFA ÖZKEÇECİ

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz