M.Hayri ÖZKEÇECİ

M.Hayri ÖZKEÇECİ

ARİTMETİĞİN FİZİK KARŞISINDAKİ ZAFERİ

Yükselen başarı grafiğimize rağmen Eskişehir maçı öncesi biraz tedirgindim.
Kendimce geçerli nedenlerim vardı.
Öncelikle oldukça kaliteli oyunculara sahip Eskişehir’i şu ana kadar topladıkları puanla değerlendirmek yanılgıların en büyüyü olurdu.
Sahaya yayılışları, hani ne bileyim oyun tarzları bizim o bildik oyunumuzu oynamamıza izin vermez halleri bu maçın hikayesinin farklı olacağının işaretleriydi…
Galiba en büyük özellikleri bariz fiziki üstünlükleriydi…
Burada bir parantez açıp biraz eskilere gitmek istiyorum.
Eskişehir’in efsane kadrosunu oluşturan efsane başkanları Aydın Begiter’in 1970’lerde verdiği bir beyanatı hatırlıyorum…
“Eskişehirspor’da 1,85 ten kısa futbolcu forma giyemez!”
Gaziantepspor’un 3. Ligde oynadığı yıllarda bizi “kardeş” takım ilan etmişler Kamil Ocak’ta “özel” bir maça gelmişlerdi.
Hayranlıkla izlemiş, maçı da 4-2 kazanıp mutlu olmuştuk!
Yani,
O günlerden gelen bir gelenek olsa gerek Eskişehir’de hep fizikli oyuncular rağbet görmüştür.
Bülent Hoca rakibin bu özelliğini çok iyi analiz ettiğinden; yardımlaşmanın ön planda tutulduğu rakibe aman vermeyen kademe anlayışı üst düzeyde bir oyun ortaya koyduk.
Topa sahip olan her rakip futbolcu karşısında birbirine yardıma hazır iki Gaziantepli futbolcu buluyordu.
Bu bir bakıma aritmetiğin fizik karşısında zaferiydi sanki.
Öyle ya 2 her zaman 1 den büyüktü!
Voltranı oluşturan futbolcularımız bunu maç boyu yapmayı başardılar.
Topa sahip olma yüzdemizin az olduğu bu maçı kazanmamız oyuncularımızın öz verisi kadar Bülent Hoca’nın bir taktik zaferiydi.
Mücadelenin üst düzey olduğu maçta Wilton sakatlanıp çıktı ama o talihsiz sakatlık olmasa da hocanın yapacağı hamle de sanırım Wilton üzerinden olacaktı.
Medunjanin, Bekir, Cenk, Kemal ve Karce’nin daha bir farklı olduğu takımımızda görevini aksatan yoktu desek yalan olmaz.
Kritik bir maçtı, kazandık. Ligin alt sıralarından aritmetik olarak uzaklaşmadan da rehavete kapılmak yok.
Korkulu rüyanın bir başarı hikayesine dönüşünün keyfini sonuna kadar yaşamak istiyoruz.

Not: Yazarımızın 02 Nisan 2013 FANATİK GAZİANTEP eki köşe yazısıdır...

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz