Okan ÇELİK

Okan ÇELİK

ARAÇ YIKAMA İŞKENCESİ

Hep merak etmişimdir, şu banka gibi para basan akaryakıt istasyonlarının 2-3 liraya araç yıkamaya ihtiyaçları var mı diye.

Hatta hesap yaparım, günde 50 araba yıkasa 100 lira eder.

Su parası, elektrik masrafı, deterjanı derken bir şey kalmaz derdim.

Bunlar ne diye bu araçları yıkar diye.

Meğer yanılmışım.

Adamlar sabahın 8’inde başlıyor, gece yarılarına kadar yıka babam yıka.

2 lira 3 lira derken, günde neredeyse 500 araba yıkıyorlar.

Allah daha çok versin.

Kimsenin kazancında gözümüz yok.

Benim asıl takıldığım konu, bu araç yıkayan akaryakıt istasyonlarının böyle bir hakkı var mı?

Hakkı derken, yasal olarak demiyorum.

Etrafında ikamet eden vatandaşları gece gündüz demeden, hafta sonu demeden, hastası bebeği var mı demeden rahatsız etmeye, oturduğu evde huzuru sakinliği yok etmeye hakkı var mı?

Zaten şehrin göbeğinde evlerin arasına patlamaya hazır bomba gibi yerleşmişler.

Bir de gece gündüz adeta Çin işkencesi gibi bulundukları çevrenin sakinlerine hayatı zindan ediyorlar.

Ne uyku koyuyorlar, ne rahat.

Burada evlerde hasta var mı, ders çalışan öğrenci var mı dedikleri yok.

Varsa yoksa, at parayı yıka arabayı.

Sen cebini doldur, boş ver orayı burayı.                                               

Buradan yerel yönetimlere sesleniyorum;

Hadi şehir merkezlerine akaryakıt istasyonlarını verdiniz.

Üzerine bir de araç yıkama olanağı sağladınız.

Hadi ona da baş tacı.

Ama Allah aşkına şu işe bir kısıtlama getirin.

Gece yarısı kimse gürültüyle evinde ızdırap yaşamak zorunda değil.

Bir hafta çalışıp bir hafta sonu dinlenmek isteyen insanlar sabahın köründe ses işkencesiyle uyanmak zorunda değil.

Bu işe bir el atın.
İnanın çok tepki ve beddua alıyorsunuz.

Yaptığınız o kadar güzel hizmetin bir yanlışla üzeri çizilebiliyor.

O yüzden gelin ve şu istasyonları denetleyip, yıkamaya bir sınırlama getirin.

Hatta gücünüz yetiyorsa tamamen kaldırın.

Ya da bu karara imza atanlar buyurun alın ve evinizin önünde yıkatın bu araçları.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz