Nergiz Karakuş

Nergiz Karakuş

ANAOKULARINDA ENTEKRASiYONUN İŞLEVİ

Entekrasiyon (Integration) çocuk yuvallarında ve anaokularında ki anlamı, din, dil, irk, renk ayırımı, engeli ve engelsiz tüm çocukların bu çatı altında eğitim, öğretim ve bakımlarının hiç bir ayırım yapılmadan demokrasi çercevesinde beraberce eşit yaşamı sağlamaktır.  Entekrasiyonun açılımı anaokularında, hiç bir ayırım yapılmaksızın farklı kültürlerden oluşan karma çocuk gruplarının birbirleriyle kaynaşmasını sağlamaktır. Hiç bir çocuğun rengi, ırkı, inancı ve gelişim durumu için dışlanmasına yada onurlarının rendice edilmesine müsade edilmez.

Almanya da hiç bir çocuk yuvası yoktur ki yabancı kökenli bir çocuk olmasın. Bir kelime almanca bilmeden başlayan çocukların bile en kısa zamanda diğer çocuklarla çabuk kaynaşıp, inanilmaz bir şekilde birbirlerini anlayıp ve kaynaştıkları görülmüştür. Farklı dilleri konuşmalarına rağmen, sadece dileri değil; farklı kültürlerini tanıma imkani yaratıyor.

Eğitmenlerede bu konuda görevler düşmektedir. Örneğin kendilerini diğer kültürlerin, yaşam tarzları ve gelenekleri hakkında bilgilendirme gibi.  Ayrıca göçmen ebeviyenlerde alman kültürüne ve yeniliklere açık olamalılar ki entegrasiyon karşılıklı olsun. Çok kültürlülük ve çok farklı halklar aslında büyük bir şanstır ortak yaşamda ve halkların birbirlerini karşılıklı kabulenme ve uyuma katkıda bulunmak; ayrıcada dünyada barışı sağlamak adına. Başka bir halkın varlığını kabulenmek ve farklı kültürleri beraber yaşamak aslında iki taraf için büyük bir kazançtır.

Entegrasiyon çocuk yuvalarında farklı kültürler ve yabancı kökenli aileler için çalıçmalar yapılmaktadır. Bu çocuk yuvalarının başka kültürlere kapılarını açması çalışmalarınada canlılık getirmektedir. Örneğin bir göçmen kökenli ebeveyn kendi dillinde cocuklara kitaplar, şarkılar, yöresel çocuk oyunlarını tanıtarak ya da yöresel yemek yaparak çalışmalarda ve uyuma destek vermektedirler. Yaz şenliklerinde de konuları çok kültürlülük olabiliyor.

Pedagoglarda anokularında daha fazla fırsat eşitliğini sağlama çabasını vermektedirler. Pädegojik çalışmalarını da uyum/kaynaşma ya yönelik yapıyorlar. 

Integrativ/ bütünlestirici anaokuları ve çocuk yuvaları konzeptlerini farklı haklara, kültürlere ve engeli ve engelsiz çocukların kaynaşma programlarını oluşturuyorlar. Bu çocuk yuvalarını tercih eden ebeviyenler aslında şanslılar, çocuklarının sosyal, dil, zihinsel, bedensel gelişimlerine teşvikte destek vermiş olurlar.  Entegratsiyona katılımda ve küreselesen toplumun barış içinde yaşanmasına beraberce destek vermemiz gerekiyor.

Farklı olmak‘ kavramını kabulenmek, ancak entegrasiyon ağırlıklı eğitim sisteminde mümkündür.

Okul öncesi çocuklar ön yarılardan bu yaşlarda uzaktırlar. Küçük yaşlarda çocuklar dış dünyanın olumsuz etkilerinden habersizlerdir. Oyun esnasında ve oyun çağında ki çocuklar tereddütsüz başka renkteki, başka dili konuşan çocuğu vede bedensel, zihinsel engeli arkadaşlarını yargılamadan kabulenip beraberce oynarlar ve birbirlerine korkusuzca dokunurlar. Farklı olmanın kavramını bilmezler, onlara biz yetişkinler bu ayırımcılığı ve farklılığı aşılarız. Bazı aileler çocuklarını başka çocukların dini, dili, rengi, farklı kültüründen ve gelişim engelerinden dolayı  önyargılarıyla çocuklarına onlarla oynamalarını yasaklamaya çalışırlar. Sanırlar ki o çocuklarla oynadıklarında başka kültürü çocukları öğrenecek ya da başka bir dili öğrenebilme ihtimalerinden kendi kültürlerini ve dillerini bu şekilde koruyabileceklerini düşünürler. Gelişimlerinde aksaklık olan çocuklarla da oynamayı engeleme çabasınıda veririler, yine önyargıları ve yanlış bakış açılarından dolayı.

Sanırlar ki normal gelişim gösteren çocukları bu çocuklarla oynarlarsa, kendi çocuklarınında bir engele takılarak normal gelişim evresini tamamlayamayacakları kaygısıyla bu oyun arkadaşlığını kısıtlamaya çalışırlar. Oysa ki bu doğru bir bakış açısı değildir, entekrasiyon ve uyum için. Çocuklar karma gruplarda birbirlerinden cok şey öğrenirler, kendi dil ve kültürlerini kaybetmeden, başka dilleri ve farklı dillerin ses tonlarını tanırlar. Farklı kültürleri yaşamanın ve farklı dilleri duymanın ve öğrenmenin beraber yaşam dünyasında iki taraf içinde bir zenginlik olduğunu görmeliyiz.

Engeli ve engelsiz çocuklarında birbirlerinden öğrenecekleri cok şey vardır. Gelişiminde engel olan bir çocuk normal gelişim gösteren karma çocuk grublarında mucize bir gelişim sağlıyarak normal bir gelişim gösterebilir. Normal gelişen çocuklar ise, kendilierinden farklı insanların var olduğunun bilincine varırlar ve onlarla toplumda yaşamasını,onları kabulenmeyi ve beraberce eşit şekilde yardımlaşarak birbirilerine destek sağlayarak yaşamak gerektiğinin öğrenirler. Duyarlı ve barışcıl bir toplum için entegrasiyona destek karşılıklı vermemiz gerektiğinin bilincinde olmalıyız. Bedensel ve zihinsel engellerinden dolayı bu anaokularinda integrasiyon aracılığıyla dışlanmadan normal yaşama beraber katılma imkani sağlarız.

Küçük çocukların bu yaşlarda başka çocuklara farklılıklarından dolayı dokunma korkuları yoktur. Bu sebeple engeli ve engelsiz çocuklar sorunsuzca beraber anaokulunda günlerini yaşarlar. 

Integrasiyon ağırlıklı anaokuları bu konuda karma yaş gruplarını oluştururlar. Her çocuğun bireysel  ihtiyaçları ön planda tutularak ve gelişim evrelerine sağlıklı bir ortam sağlıyarak ayrıca ‚Biz‘  duygusunun geliştirmektir asıl amaç.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz