Ömer Özgür

Ömer Özgür

An ''kara''

Hayata bakış açım sevme, sevdirme, yardım ve yardımlaşma odaklıdır. Bir insanın mutluluğuna şahit olduğumda mutlu olur,  sevincine ortak olurum. Acı her duyarlı insan gibi beni de derinden yaralar.

 

Ülkemiz geçen hafta sonu hain bir saldırıyla sarsıldı. 37 kişinin hayatını kaybettiği ve 71 kişinin de yaralandığı saldırı ülkenin doğusundan, batısına bütün ehli vicdanın yüreğini yaktı. Farklı konular üzerinde düşünmeye, bu düşünceleri de yazıya dökmek istiyordum ancak Ankara’daki acı olay yazı programımı değiştirmeye neden oldu. Bu nedenle yazım, Ankara olacaktır.

 

Nefes almak, soluklanmak, gezmek, tozmak, vakit geçirmek için çıkmıştı evlerinden insanlar.  Hiç onulmadık bir zamanda geldi ecel ve onlarca vatan evladı aramızdan ayrıldı.

 

Nereden bileceklerdi akşam saatlerinde hayata göz yumacaklarını. Nereden bileceklerdi hain bir terör saldırısı sonunda ahirete göçeceklerini. Nereden bileceklerdi bir akşam kızıllığında cansız bedenlerinin sokak ortasında bir gazete kağıdının altında cenaze aracını bekleyeceğini. Nereden bileceklerdi hayallerinin kalleş bir saldırı sonunda biteceğini.

Ülkemiz son 9 ayda hortlayan terörle yeniden karşı karşıya geldi. Bugüne kadar yüzlerce can, hain saldırılar sonucu hayata göz yumdu. Bir o kadar da asker ve polisimizi kaybettik.

 

Ankara, terör saldırıları için bilinçli mi seçildi bilmiyorum ama art arda üç terörist saldırının da aynı şehirde gerçekleşiyor manidar. Başkentte düzenlenen bombalı saldırıda kaybettiğimiz insanlarımızı rahmetle anıyorum. Hemşehrimiz, kardeşimiz Ozan Can Akkuş’u da bu saldırıda kaybettik. Daha hayatının baharında olan bu gencimizin ileriye yönelik hayalleri, hedefleri vardı. Bu kalleş saldırı Ozan’ı hem hayallerinden hem de sevdiklerinden ayırdı. Ozan’dan geriye ailesine büyük bir acı ve fotoğraflarda neşeli pozları kaldı.

 

      Bütün dinler, hukuk ve ahlâk sistemleri haksız yere adam öldürmenin, cana kıymanın büyük bir suç olduğunda birleşmişlerdir. Ancak bu suçu önlemek için alınan caydırıcı tedbirler farklıdır. İslâm, haksız yere adam öldürmeyi önlemek, toplumun can güvenliğini sağlamak, onları huzurlu ve mutlu yaşarmak için bu suçu işleyenlere dünyada kısas cezasını öngörmüş, âhirette ise katilin Allah'ın gazabı, laneti ve cehennem azabı ile cezalandırılacağını bildirmiştir. (bk. Nisa, 4/93)

 

Atalarımız, birlik ve beraberlik üzerine o kadar çok değerli sözler söylemiş ki sıralansa kütüphaneler dolusu kitap olur. Birlik üzerine 20. yüzyıl şairlerinden merhum Orhan Seyfi Orhun, “Birlik” isimli şiirinin dörtlüğünde “İkilik yok, birlik var, yalnız bunda dirlik var” diyerek, birlik ve beraberliğe dikkati çekmiştir.

İşte tam bu noktada birlik ve beraberlik öne çıkmaktadır. Nefse yönelik küçük hesapları bir kenara bırakıp beraberliğe daha çok odaklanmamız gerektiğini düşünüyorum.

 

Evet, terörün dini, milleti ve zihniyeti olmaz, olamaz. Ülkemiz, coğrafyamız bugüne kadar yüzlerce kanlı eylem ve saldırı gördü, temennimiz, duamız bu acıların son bulmasıdır.

 

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz