SOKRANTES...

SOKRANTES...

AKILLI KAVŞAK OLMADI TEDES VERELİM.. PART 2

Geçen haftanın özeti ile başlayalım. Hani dizi filmlerde oluyor ya dizinin özeti deyip nerdeyse tamamını yayınlıyorlar sırf yayın saati dolsun milleti biraz daha tv başında bekletelim diye.

 

Okul da okuduğumuz romanın özeti çıkarmış gibi özet yayınlıyorlar. Bir iki paragrafını çıkart romanın al sana özet.

 

Dizi özetleri de öyle.

Özetlerle birlikte 4 saat e yakın bir yayın. Bazı dizileri özellikmiş gibi özetsiz diye yayınlıyorlar.

 

Bu konuya nerden girdim yahu.

 

Konumuz ile hiç alakası olmayan bir sokranma.

 

Nerden nereye sokrandık görüyor musunuz?.

 

Bunlar hep küresel ısınmanın etkileri.

 

İnsanın ve havanın dengesini bozuyor.

 

Baksanıza soğuklara Gaziantep kendisini Erzurum hissetmeye başladı.

 

Evet gerçek konumuza dönersek ;

 

Geçen hafta Tedes ile konuyu ele alıp sokranmıştık.

 

Okuyucularımdan aldığım tepkiler üzerine bazı yeni sokranmalar ekleyeceğiz konumuza.
Sonuçta Tedes in esas amacının ceza değil trafikteki kazaları ve trafik akışını düzenleme olduğunu düşünürsek bu eksiklikler önem kazanıyor.

 

Gerek gazete alarak ,gerekse internet üzerinde sokrantesi okuyup ,gerçi Cuma günleri internet sayfamıza bir haller oluyor ya hayırlısı.. Şaka şaka bu arada geçmiş olsun Mustafa kendine dikkat et.

Özellikle Cuma günleri, sokranmalarımdaki eksik olan konuları bana ulaştırdıkları için çok teşekkür ediyorum buradan okuyucularıma..

Şehrimiz deki Tedes uygulaması olan yerleri yazmama gerek yok zannediyorum.

 

Sosyal medyası olan herkes paylaştı.

 

Geçen hafta bu noktaları yazmadığımı söylemişlerdi ,isteyen sosyal medyadan ulaşabilir nerelerde hız ve kırmızı ışık uygulamasının olduğunu.

 

En ilginç ve güzel olan uyarı ise kırmızı ışık uygulamasındaki eksiklik.

 

Trafiğin yoğun olduğu saatlerde hepimizin başına geliyordur , yeşilde geçtiğimiz yerde trafik sıkışınca ışık bir anda kırmızıya dönüşebiliyor.

 

Haa şimdi o durumda Tedes affetmiyor.

 

Gülümseyin çekiyorum deyip cezayı postaya veriyor hemen.

 

Onun için halk der ki ,kırmızı ışık uygulaması olan noktalarda kırmızının veya yeşilin yanmasına kaç saniye kaldığını gösteren sayaç takılsın. Bizde ona göre geçeriz ceza yemeyiz, trafikte sıkışmaz..

 

Haa amaç trafiği düzenlemekse haaa. Ceza yazmaksa en verimli nokta buralar.

 

Başka bir problem ise hız kontrol noktasının başlangıç ve bitiş noktalarının levhalar ile tam belli olmaması veya bilgilerin eksik olması.

 

Başlangıç noktasındaki levhaya o cadde ki hız sınırının yazılması olayı daha da kolaylaştıracaktır.
Haa tabii ki amaç trafik akışını düzenlemek ve kazaları önlemekse.

 

Sürücüler korkularından 80 limiti olan nokta da bu sefer 30-40 arası gidiyorlar ve zaten zar zor işleyen trafik daha da yavaşlıyor.

 

Ve ceza yemekten korktukları için şehir içindeki Tedessiz noktalardan gidecekleri yerlere ulaşmaya çalışıyorlar, bu da şehir içi trafiğini daha da kalabalıklaştırıyor.

 

Alışacağız hepimiz TEDES ile trafikte yaşamaya.

 

Aksaklıklar ve eksiklikler her zaman olacak.

 

Onun için TRAFİK KURALLARINA UYALIM, UYMAYANLARI ZATEN TEDES AFFETMEZ..

 

Kazasız belasız günler dilerim..

 

SOKRANTES DER Kİ: İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmak. – Victor Hugo

 

 

PARK YAPMA…    

 

Konumuz trafikten açılmışken trafik ile de devam edelim.

 

Araç sayısının giderek çoğalması demek bu araçlar trafiğe çıktığında da problem, durduğundan da problem demek.

 

Gaziantep te park problemi zaten belli.

Parkomatlar daki problemleri çok yazdık.

Şimdi ise mahkemelik olacaklar gibi.

 

Arabamızı park etmek için maalesef illa gideceğimiz yerin önünde olsun istiyoruz.

 

Orada isterse ikinci şeritte olsun park edip hemen işimizi görmeye çalışıyoruz ve düüüt diye uyarana da kızıyoruz.

 

Trafik tek şerite düşüyor otomatikman.

 

Ama bu sabah kalktığımda çöp arabalarının çilesini gördüm.

 

Çöp konteynerinin önüne hem de tam önüne park etmişler.

 

Adamcağız çöpü elleriyle alıp içindeki miktarı azaltmaya çalışıyor.

 

Yahu kardeşim az ileri park et.

 

Antep tabiri ile “acı navar biraz yeriii, ne olucu”

Yookk illa evinin önüne park edecek.

 

Ama çöp toplanmasa belediyeye sokranmaya başlar.

 

İnanın mahallede en az 4-5 çöp konteynerinin önünde araçlarını park etmişler adamcağızlar zar zor çöpleri topluyorlar.

 

Yapmayın beyler kendi işini kolaylaştırıp, çalışanın işine mani olmayın.

 

ÇÖP KONTEYNERLERİNİN ÖNÜNE PARK ETMEYİNİZ LÜTFEN…

 

 

KUPADA NEREYE KADAR…

 

Bu hafta lige kupa arası verildi.

Kupa da gruplardan çıkan 16 takım çapraz eşleşme ile eşleştiler.

Bizim de kısmetimiz de Galatasaray varmış.

 

Zor günler geçiren bir rakip.

 

Ligde havlu atmış durumda.

 

Avrupa cezası alabilecek bir durumda.

 

Taraftar, futbolcu , yönetim  birbirine düşman bir durumda.

 

Moral olarak  da kötü.

 

Ama ellerinde de taraftarlarını güldüreceği tek yer de kupa.

 

4 büyüklerin  beğenmedikleri , masrafını bile kurtarmıyor dedikleri istemem yan cebime koy dedikleri , Avrupa en kolay gitme yolu olan kupa.

 

Evet bu kupa da bizim hedefimiz ne.

 

Mühim olan bu.

 

Buraya kadar mı, gittiği yere kadar mı..

 

Galatasaray ile onlar grup birincisi olduğu için İstanbul da karşılaşacağız.

 

Amatör takımla bile çıksan futbolcuların varlarını yoklarını ortaya koydukları bir maç olur 3 büyükler ile.

 

Terini son damlasına kadar akıtır , takıma koyduğun futbolcu.

 

Bir vitrindir 3 büyüklerin maçları.

Benim umudum var.

Tek problem hakemler.

Zor durumda hemen sistem devreye girdiriyor otomatik olarak.

 

Yoksa bu Galatasarayı bu Gaziantepspor eler gelir.

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz