İsmet DEĞİRMENCİ

İsmet DEĞİRMENCİ

AH NE GÜNLERE KALDIK

Nasıl bu hale geldik  demeyeceğim  yaşadığımız hayat koşulları belli. Başımızı nereye çevirsek şiddet, kavga, bunlara bağlı olumsuzluk, ümitsizlik. Böyle olunca da negatif kara bulutlar hep üzerimizde yaşadıklarımızdan, gördüklerimizden kaynaklanıyor olsa gerek. 

 

 

Günümüzde ki diyaloglarda sakin, naif, ses tonunu yükseltmeden sevgi ve saygı çerçevesinde sohbetleri özler olduk. Hep deriz ya; Ah ne günlere kaldık! 

 

Benim gözlemlediğim kadarıyla, bizler gördüklerimizden ve duyduklarımızdan etkilenen duygusal bir toplumuz. İşte tam bu noktada, görsel medyanın insanların olumlu ya da olumsuz hale gelmesinde çok büyük rolü var. 

 

 

Bizim toplumumuzun çoğu televizyon bağımlısı olmuş  ve hiç  kaçırmadan izledikleri  bağımlısı oldukları programları var içeriğindekiler insan ruh sağlığına direk yansıyan konuları hep olumsuzluk yani cinayet, aldatma, tecavüz, şüphe saymakla bitmeyen ve saatlerce  süren bu tarz programlar bizim insanımızı  maalesef ekran başına kilitliyor.

 

 

Yine yarışma adı altındaki birçok insanın sürekli birbirleriyle tartıştıkları, yüksek sesle hakaret tarzında ki davranışlar, reyting uğruna göz yumulan kavgalı gürültülü programlar. Devlet büyüklerimizin  dahi  mecliste sabırsız ve tahammülsüz davranışları hatta tekme tokat birbirlerine saldırmaları;   vah tüh diyerek izlediğimiz    haberleri saymıyorum bile çünkü asla olumlu haber duymadım bu güne dek. İşte hepsi evimizin bir köşesinden bizlere yansımıyor mu? Sürekli saydığım tarz  programları izleyen bir insan nasıl bir ruh halinde olur sizce? 

 


Hani güzel bir söz vardır; Anne Baba çocuğun aynasıdır . Anne ya da baba böyle programların bağımlısı olmuş ki bütün gün şiddet, gerginlik, karamsarlık, şüphe içeren konuları izleyen bir kişi çocuklarına nasıl bir ayna yansıtır sizce? Ne kadar negatiflik varsa ruhuna çekmiş olmuyor mu? Farkında bile olmadan. Aile içinde ki eşlerin bile birbirlerine sabrı kalmamış, çocuklarına tahammülleri yok, küçük tartışmalar bir anda yükselen seslerle büyütülüyor, kavgalar başlıyor kimse alttan almıyor yani incitmekten, kırmaktan çekinmiyor bu da tahammülün tükendiğini gösteriyor. 
İnsanlar arasında diyaloglar tamamen bozuk. Bunlar bir yana psikolojimizi  olumsuz etkileyen  dört bir yanımızı saran radyasyonlu cihazlar ve 7 den 70 e elimizde bir an bile düşürmediğimiz cep telefonları, uyurken bile yastığımızın altında duran, modern teknolojinin bizi çepeçevre sardığı bir dünyada, doğruyu yanlışı bildiğimiz halde nedir bunun adı?

 

 

Ben bulamadım umarım sizler bulursunuz.. Balık baştan kokmuş bir kere . Hep eğitim diyoruz, oysaki herkes az çok eğitimli, insanlığı bitiren şiddetli psikolojik  çöküş var, bunda bana göre  olumsuz tv programlarının rolü oldukça  yüksek. Yine  insana iyi gelen olumlu ,eğitici, pozitiflik dolu yayınlara ağırlık verilirse mutlaka ekran başındaki bağımlılara faydası olacaktır diyorum.
“Sen değerinle ve düşüncenle, iki âleme de bedelsin ama ne yapayım ki değerini bilmiyorsun” (Hz. Mevlana)

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz