Ahmet YETİM

Ahmet YETİM

AF KAPSAMINDAKİ GEÇMİŞ İKİ TAKSİTİNİ ÖDEMEYENLER DİKKAT

6111 sayılı Kanun kapsamına giren borçları için taksitle ödeme başvurusunda bulunmuş olan borçlularca bir takvim yılı içinde üç taksitin yasal süresi içinde tam olarak ödenmemesi halinde, ödenmeyen taksitler yönünden 6111 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilmektedir.

6111 sayılı Kanun uyarınca yeniden yapılandırılmış Kurumumuz alacaklarına (kira alacakları hariç) ilişkin üçüncü taksit ödeme yükümlülüğü 31.10.2011 tarihinde sona ereceğinden ilk iki taksitini yasal süresi içinde tam olarak ödememiş olan borçluların (bu taksitleri yasal süresi dışında ödemiş olsalar dahi), 2011 yılına ilişkin kalan taksitlerini yasal süresi içinde ve tam olarak ödememeleri halinde, 6111 sayılı Kanun uyarınca yapılmış olan yeniden yapılandırma hakkı kaybedilecektir.

Bu itibarla, ilk iki taksitini yasal süresi içinde ve tam olarak ödememiş olan borçluların ödeme vadesi 31.10.2011 tarihinde sona eren üçüncü taksitleri ile 02.01.2012 tarihinde sona eren dördüncü taksitlerini mutlaka yasal süresi içinde ve tam olarak ödemeleri gerekmektedir. Aksi halde yapılandırmalar bozulacak ve kalan borçları eski haline dönecektir. Bu nedenle birinci ve ikinci taksitlerini ödemeyen 4/a kapsamında yani SSK’lı işçi çalıştıran işverenlerimiz, 4/b kapsamında sigortalı olan yani Bağ-Kur mükellefi olan sigortalılarımız ve yapılandırılmış sosyal güvenlik destek primi borcu olan emeklilerimizin 2011/Kasım ve 2011/Aralık aylarına ait taksitlerini mutlak surette ödemeleri gerekmektedir.

ACİL HALLERDE İLAVE ÜCRET ALINMAZ!

Kurumumuzla sözleşmesiz sağlık hizmet sunucularına acil hal kapsamında müracaat eden bazı sigortalılarımızdan mevzuata aykırı olarak ücret talep edilmemelidir. Bilindiği üzere; 5510 sayılı kanunun 73 üncü maddesinin yedinci fıkrasında "Sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından acil hallerde alınan sağlık hizmeti bedeli, 72 nci madde gereği sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları için belirlenen bedeller esas alınarak genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere fatura karşılığı ödenir. Sözleşmeli ve sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucuları, acil hallerde, sözleşmeli sağlık hizmetleri sunucuları ise Kurumun belirlediği sağlık hizmetleri için genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerden veya Kurumdan herhangi bir ilave ücret talep edemez." hükmü bulunmaktadır.

Yine Acil Sağlık Hizmetlerinin Sunumu hakkındaki 2010/16 sayılı Başbakanlık Genelgesinin 2 inci maddesinin (b) bendinde; "SGK ile sözleşmesi bulunmayan sağlık hizmet sunucusuna başvuran acil hastalara verilen sağlık hizmetinin bedeli, sağlık hizmetinin verildiği tarihte yürürlükte olan SUT hükümleri çerçevesinde genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olduğu kişi adına manuel olarak faturalandırılarak SGK'ya gönderilecektir. SGK tarafından yapılacak fatura incelemesi sonrasında belirlenen tutarlar genel sağlık sigortalısına veya bakmakla yükümlü olduğu kişiye ödenecektir. Ancak, genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olduğu kişi tarafından, sağlık hizmeti bedelinin SGK tarafından ilgili sağlık hizmeti sunucusuna ödenmesinin talep edilmesi halinde, kişinin yazılı muvafakati alınarak, kendisinden herhangi bir ödeme talebinde bulunmaksızın muvafakatla birlikte fatura SGK'ya gönderilecektir. Gönderilen fatura üzerinden SGK tarafından yapılacak inceleme sonrasında belirlenen tutarlar ilgili sağlık hizmeti sunucusuna ödenecektir. Bu durumlarda hastadan veya SGK'dan ayrıca ilave ücret istenmeyecektir." denmektedir. Dolayısıyla Kurumumuzla sözleşmesiz sağlık hizmet sunucularının, acil hal kapsamında yapılan müracaatlarda ilgili kanun, genelge ve SUT hükümlerine uyması gerekmektedir.
SORULAR VE CEVAPLAR

Soru-1)Gül KİLECİ isimli bir okurumuz bize şu soruyu yöneltmiş; Merhaba Ahmet Bey, Benim abim 1982 yılında yaptığı askerliğinin acemiliğinden sonraki dönemi kıbrısta tamamladı.(toplamda 18 ay askerlik yaptı) Bu ayları yurt dışı borçlanması olarak değerlendirebilir miyiz? Eğer değerlendirir isek bu borçlanma sigorta başlangıcını ne şekilde etkiler.

Cevap-1)3201 sayılı “Yurtdışında Çalışan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun” ile Türk vatandaşlarının yurt dışında geçen sürelerinin borçlanma yoluyla sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu kanuna göre borçlanma kapsamındaki süreler; yurtdışında geçen sigortalılık süreleri, bu süreler arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ve ev kadını olarak geçen sürelerdir. Dolayısıyla ağabeyinizin askerlik yaptığı dönemleri yurtdışı hizmet borçlanması yaparak değerlendirmesi mümkün değildir. Ancak bu süreleri askerlik borçlanması yaparak değerlendirebilirsiniz. Şayet askerliği ilk işe giriş tarihinden önce ise borçlanmanızda yarar vardır. Sigorta başlangıcınız askerlik süresi kadar geriye gider ve erken emekli olma şansınız doğar.

Soru-2)Nihat SÜRER isimli bir okurumuz bize şu soruyu yöneltmiş; Merhaba Ahmet Bey, ben 01.01.1971 doğumluyum, ilk işe girişim 23.06.1989, bugüne kadar toplam 5.425 gün SSK var. Askere gitmeden önce sigortam yoktu, askerliğimi 18 ay yaptım. Askerlik borçlanması yaparsam ne zaman emekli olurum, yapmazsam ne zaman emekli olurum. İyi günler.
Cevap-2)Okurumuzun askerlik borçlanması yapmadan emeklilik şartları; 25 yıl sigortalılık süresi, 51 yaş ve 5450 gün sayısıdır. Oysa 13 ay askerlik borçlanması yaparsanız ilk işe giriş tarihiniz 13 ay geriye gidecek ve 23.05.1988 olacaktır. Bu durumda emeklilik şartlarınız ise; 25 yıl sigortalılık süresi, 50 yaş ve 5375 gün prim ödeme gün sayısı üzerinden gerçekleşecektir. Dolayısıyla 13 ay askerlik borçlanması yapmanız sizin bir yaş daha erken emekli olmanızı sağlar. Daha fazla askerlik borçlanması yapmanıza gerek yoktur. Zira yaşınızın yine 50 olması gerekmektedir.

Soru-3)Zehra CELKAN isimli bir sigortalımızın sorusu şöyle; Ben 05.11.1992 tarihinde işe başlayan ve 04.08.2006 tarihinde işten ayrılan bir bayanım. 01.03.1967 doğumluyum ve 4.746 gün SSK hizmetim var. Bundan sonra çalışmayı düşünmediğim için isteğe bağlı sigorta yatırarak emekli olmak istiyorum. İsteğe bağlı sigorta Bağ-Kur oldu diyorlar, sizden yardım istiyorum. Bana yol gösterirseniz çok sevinirim.

Cevap-3)Sizin SSK kapsamında emeklilik şartlarınız; 20 yıl sigortalılık süresi, 49 yaş ve 5600 prim ödeme gün sayısıdır. Bundan sonra çalışmadan isteğe bağlı sigorta yatırarak SSK yani 5510 sayılı yasanın 4/a’sı kapsamında emekli olabilirsiniz. Çünkü 2829 sayılı hizmet birleştirme kanunu gereğince son yedi yılda en fazla hangi statüde prim ödenmişse o statünün emeklilik şartlarına bakılmaktadır. Sizinde emekli olabilmeniz için kalan gün sayınız 854 gün olup 1260 günden(son yedi yılda en fazla prim dediğimiz için) az olduğu için bu günleri isteğe bağlı olarak tamamlayabilirsiniz. Ama isteğe bağlı sigorta kapsamında yani 5510 sayılı yasanını 4/b’si kapsamında 1260 günden fazla kalmamanız gerekmektedir. Aksi halde bu statüde emeklilik şartlarınız değerlendirilir. Bu durumda da daha geç emekli olursunuz.
Soru-4)İsmini belirtmeyen bir okurumuzun sorusu şöyle; İyi çalışmalar Ahmet Bey ben size bizim için çok önemli olan bir konuda yardım etmeniz için yazıyorum. Sorum şöyle, babam 23.10.2009 tarihinde öldü. Anneme ve kız kardeşime maaş için başvurduk kabul edilmedi. Babamın toplam 348 gün SSK’sı vardı. 2 yıl askerliği vardı askerliğini yatırarak hak kazanabilirmiyiz? Anneme ve kız kardeşime nasıl maaş bağlanır?

Cevap-4)Bilindiği üzere 5510 sayılı yasanın 32 inci maddesinde ölüm aylığından yararlanma şartları düzenlenmiştir. Buna göre “…….. 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş, …….durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır.” şeklinde hüküm bulunmaktadır. Dolayısıyla bu maddenin yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden sonra ölen kişilerin hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanmasında istenilen 900 günün hesabında askerlik, yurtdışı v.s. gibi borçlanmalar dikkate alınmamaktadır. Bu nedenle askerlik borçlanması yapmanızın bir anlamı bulunmamaktadır. Şayet babanızın ölümünden önce çalıştığı ve sigortalı yapılmayan bir işyeri varsa bu işyerinde sigortasız geçen çalışmaları için hizmet tespit davası açıp kazanırsanız değerlendirmeye alınır.

Soru-5)Ali BEŞLİOĞLU adında bir okurumuz bize şu soruyu yöneltmiş; 01.07.1963 doğumluyum. 01.05.1983 tarihinde SSK’lı oldum. 16.05.2011 tarihine kadar 2.838 gün sigortam oldu. Artık çalışamıyorum. En kısa zamanda nasıl emekli olurum.

Cevap-5)Verdiğiniz bilgilere göre normal emeklilik koşullarınız SSK’lı statünüze göre 47 yaş, 25 yıl ve 5150 gündür. Yani yaşınız ve sigortalılık süreniz dolmuş ancak prim ödeme gün sayınız 2312 gün eksiktir. Siz büyük ihtimalle 24 ay askerlik yapmışsınızdır. Bu süreyi borçlanırsanız 720 gün daha kazanırsınız ve geriye 1592 gün eksiğiniz kalır. 2829 sayılı hizmet birleştirme kanununa takılmamak için 333 gün daha SSK’lı yani 4/a’lı çalışır daha sonra geriye kalan 1259 günü isteğe bağlı prim ödeyerek tamamlarsanız SSK yani 4/a kapsamında emekli olursunuz. Ayrıca 15 yıl 3600 gün üzerinden 60 yaşınızı doldurduğunuzda da kısmi emekli olmanız mümkündür.

Soru-6)Mustafa İHSAN isimli bir okurumuzun emeklilik sonrası çalışma ve ikramiye hk. Üstadım Saygılar, Zamanınızı aldığım için affınıza sığınıyorum, ancak danışmak istediğim konuyla ilgili en doğru bilgileri sizden alacağımı bildiğim için sizi rahatsız ettim. Üstad ben 15 yıl emekli sandığında çalıştıktan sonra, 2000 yılında SSK'ya geçtim ve SSK'dan temmuz 2010'da emekli oldum; Devlet memurluğunda çalıştığım için memurluğa geri dönmeyi, uygun bir devlet dairesinin boş kadrosuna atanmak istiyorum. Emekli olduktan sonra böyle bir hakkım var mı? Yeniden memurluğa başlarsam SSK'dan aldığım maaşın kesilmesi mi gerekir? Bir de Emekli Sandığından istifa ederek ayrıldığım için 15 yıllık ikramiyemi nasıl alabilirim? (Geçen yıl emekli olduğumda başvurdum alamadım.) İlginize şimdiden çok teşekkür eder saygılar sunarım.

Cevap-6)Emekli olduktan sonra tekrar devlet memurluğunda çalışabilirsiniz. Fakat hakkınızda 5335 sayılı yasanın 30 uncu maddesi uygulanması gerekir. Bu madde “ Cumhurbaşkanı tarafından atananlar, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararnameyle atanan veya görevlendirilenler, Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler ile yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine yapılacak atamalar hariç olmak üzere, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar, genel bütçeye dahil dairelerin, katma bütçeli idarelerin, döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların kadrolarına açıktan atanamazlar. Diğer kanunların bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz.
Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar.
Diğer kanunların emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 11 inci maddesine göre 1.1.2005 tarihinden önce alınmış Bakanlar Kurulu kararları uygulanmaz.
Bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri;
a) Cumhurbaşkanlığına seçilenler,
b) Dışarıdan Bakanlar Kurulu üyeliğine atananlar,
c) Yasama Organı üyeliğine seçilenler,
d) Mahalli idareler seçimleri sonucuna göre görev alanlar,
e) Sadece toplantı veya huzur ücreti ya da hakkı ödenen görevleri yürütenler ile yönetim ve denetim kurulu üyeliği ücreti karşılığında görevlendirilenler,
f) Yaş haddini aşmamış olmaları kaydıyla her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler (üniversitelerde ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler hakkında yaş haddini aşmamış olmaları kaydı aranmaz.),
g) Vakıf üniversitelerinde görev alanlar,
h) Özel kanunlarında emeklilik veya yaşlılık aylığı kesilmeksizin çalıştırılma veya görev yapma hakkı verilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından atananlar, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ile atanan veya görevlendirilenler ve Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler,
i) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 60 ıncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca Yasama Organı üyeliğinin bitiminden sonra öğretim üyesi olarak atanmış olanlar, hakkında uygulanmaz.” demektedir. Dolayısıyla düz memur dediğimiz bir memuriyete yeniden atanırsanız, yani yukarıda belirtilen kanunun maddesinde belirtilen istisnalar hariç diğer görevlere atanırsanız maaşınızın kesilmesi gerekecektir. Ayrıca emekli sandığında geçen 15 yıllık süreye ilişkin ikramiyenizi Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurarak alamazsınız. Zira 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 12 inci maddesinde “ Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir….” hükmü bulunmaktadır. Ancak Anayasa Mahkemesi, açılan davalar sonucunda "Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve..." ibaresini iptal etmiş ve bu karar 05.06.2009 tarih 27249 sayılı resmi gazetede yayınlanarak iptal hükmünün, kararın resmi gazetede yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Bununla birlikte 05.06.2010 günü bir yıllık iptal kararının yürürlüğe girme süresi dolduğundan hukuksal boşluk oluşmuş ve ardından TBMM tarafından 16.06.2010 günü kabul edilen 5997 sayılı kanun ile yeni bir düzenleme yapılmış fakat bu düzenleme de ihtiyaca cevap vermemiştir. Dolayısıyla Kurumumuz başvurunuzu reddetmekte olup mahkemeye başvurmanız gerekmektedir.

Köşemde bulunan e-mail adresim aracılığı ile bana sosyal güvenlikle ilgili soru(ne zaman emekli olurum, askerlik ve doğum borçlanması, yurt dışı hizmet borçlanması, hizmet birleştirme v.s.)ve sorunlarınızı iletebilirsiniz. Bu sorularınızı izleyen haftalardaki yazılarımda cevaplayacağım.
Herkesin sosyal güvenliğinin olduğu bir dünya dileği ile……

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz