Avukat Gülsen Tutoğlu

Avukat Gülsen Tutoğlu

ADLİ PARA CEZASI NEDİR?

Türk Ceza Kanunu’nda yer alan suçları işleyen kişileri cezalandırmak amacıyla hapis ve adli para cezası denilen iki temel yaptırım uygulanmaktadır. Adli para cezası demek ; kişinin işlediği suçun karşılığı olarak  mahkeme tarafından ödemesi kararlaştırılan parayı Devlet Hazinesi’ne ödemesidir. Yani; mahkeme tarafından hükmedilen bu adli para cezası, suçun mağduru olan kişiye değil, Devlet Hazinesi’ne ödenmektedir. Hapis cezası ise; suç işleyen kişi hakkında mahkeme tarafından hükmedilen özgürlüğü bağlayıcı cezadır.

Ceza mahkemesi tarafından maddi gerçekliğin araştırıldığı bu süreçte,  hükmün kesinleşmesine kadar olan sürecin bütününde suç şüphesi altında bulunan kişi sanık olarak adlandırılmaktadır. Sanık olarak nitelendirilen kişinin suçu işlediğine dair akla ve mantığa uygun gerekçelere dayanan her türlü şüphe aydınlatıldığı takdirde mahkûmiyetine ilişkin karar verilebilecektir. Söz konusu bu mahkumiyet kararı hapis cezasıyla birlikte adli para cezası olabileceği gibi  yalnızca adli para cezasına karar verilmesi yönünde de olabilmektedir.

Adli para  cezasının nasıl hesaplanacağı ile ilgili olarak; Türk Ceza Kanunu’nda cezası beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yedi yüz otuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesi’ne ödenmesinden ibarettir şeklinde hüküm bulunmaktadır. Burada  adli para cezasının gün bazında miktarının en az yirmi en fazla yüz türk lirası olacağı ve bu miktar belirlenirken kişinin ekonomik ve sosyal durumunun göz önünde bulundurulacağı da belirtilmiştir. Suça ilişkin yaptırımda adli para cezasının alt veya üst sınırı belli değilse, sanık hakkında hükmedilecek adli para cezasının alt sınırı en az beş gün, en fazla yedi yüz otuz gün kabul edilerek hesaplama yapılmaktadır. Hakim;  sanığa verilecek cezanın gün sayısını belirledikten sonra belirlenen gün sayısı,  sanığın sosyal ve ekonomik durumuna göre en az yirmi türk lirası, en fazla yüz türk lirası arasında bir değer ile çarpılarak adli para cezası hesaplanmaktadır.

Hakim, adli para cezasının bir kerede yani peşin olarak  ödenmesine karar verebileceği gibi taksitler halinde ödemesine de karar verebilir. Bu adli para cezasının ödenmesi için öncelikle mahkeme kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Yani; mahkeme kararının kesinleşmesi demek, tarafların bu karara yasal süresi içerisinde itiraz etmemiş olması ya da yapılan itirazın neticesinde  mahkemenin verdiği bu  kararın onanması ile mümkün olmaktadır. Mahkeme kararının kesinleşmesinin ardından adli para cezasını ödemenize karar veren mahkeme , aynı adliyede bulunan İnfaz Savcılığı’na yazı yazacaktır. Bunun üzerine; Cumhuriyet Savcılığı “Adli Para Cezası Ödeme Emri” denilen tebligat evrağını tarafınıza gönderecektir. Bu ödeme emrini tebliğ aldıktan sonra Cumhuriyet Savcılığı İnfaz Bürosu’ndan alacağınız yazı ile Vergi Dairesi’ne giderek adli para cezanızı ödemeniz gerekmektedir. Söz konusu bu ödemeyi yaptıktan sonra dekontunuzu alarak Cumhuriyet Savcılığı İnfaz Bürosu’na teslim etmeniz halinde üzerinize düşen borcu yerine getirmiş olmaktasındır. Adli para cezalarının ertelenebilir olup olmaması ile ilgili; ceza kanunumuzda da belirtildiği üzere cezanın ertelenmesi sadece hapis cezaları için öngörülmüş olup; adli para cezaları ile ilgili olarak erteleme söz konusu olmamaktadır.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz