Ahmet YETİM

Ahmet YETİM

6270 SAYILI KANUN İLE İDARİ PARA CEZALARINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİK

Bilindiği üzere 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 102 inci maddesinin ikinci fıkrasında “ Mahkeme kararına, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelere ya da kamu idarelerinden alınan belgelere istinaden düzenlenenler hariç olmak üzere, bildirgenin yasal süresi geçtikten sonra ilgililerce kendiliklerinden verilmesi halinde, bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen cezalar üçte ikisi oranında uygulanır.” şeklinde hüküm bulunmakta iken bu hüküm, 6270 sayılı Kanun ile “Mahkeme kararına, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelere ya da kamu idarelerinden alınan belgelere istinaden düzenlenenler hariç olmak üzere, bildirgenin veya belgenin yasal süresi geçtikten sonra ilgililerce kendiliğinden 30 gün içinde verilmesi ve söz konusu cezaların ilgililerce, yapılacak tebligat tarihini takip eden günden itibaren 15 gün içinde ödenmesi halinde, bu maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (g), (h) ve (j) bentlerinde öngörülen cezalar dörtte bir oranına karşılık gelen tutar üzerinden uygulanır.” şeklinde değiştirilmiştir.

Dolayısıyla 6270 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önce 5510 sayılı yasanın 102 inci maddesinin (b) bendi uyarınca işyeri bildirgesinin yasal süresinde verilmemesine bağlı idari para cezaları üçte iki oranında uygulanırken 6270 sayılı yasa ile yapılan değişiklikle dörtte bir oranına indirilmiştir. Ayrıca bu yasa ile getirilen yeni düzenleme ile işyeri bildirgesine bağlı idari para cezalarının yanı sıra; 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişilere ait sigortalı işe giriş bildirgesi ve 61 inci maddesinde belirtilen genel sağlık sigortası işe giriş bildirgesini yasal süresinde vermeyenlere uygulanacak idari para cezaları, köy ve mahalle muhtarlarının bildirimlerine, sigortalılıkları vergi mükellefiyetlerinin başladığı tarihten başlayan sigortalılar için yapılan bildirime, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlarına istinaden yapılan bildirime yani kendi mevzuatına göre kayıt veya tescili yapan ilgili kurum, kuruluş ve birlikler, vergi daireleri ve Esnaf ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü sigortalı işe giriş bildirgesine bağlı idari para cezaları, şirket kuruluşu aşamasında ticaret sicili memurluklarına yapılan bildirimleri ticaret sicili memurluklarının Kuruma bildirmemesine bağlı idari para cezaları, yapı ruhsatı ve diğer tüm ruhsat veya ruhsat niteliği taşıyan işlemlerine ilişkin bilgi ve belgeler ile varsa bunların verilmesine esas olan istihdama ilişkin bilgilerin verilmemesine bağlı idari para cezaları ile sigortalı işten ayrılış bildirgesine bağlı idari para cezaları da dörtte bir oranına indirilmiştir.

Bununla birlikte anılan fıkrada öngörülen indirimden yararlanılabilmesi için cezaya konu olan bilgi ve belgelerin yasal verilme süresinin sona erdiği tarihten itibaren en geç otuz gün içinde kendiliğinden Kuruma verilmiş olması ve tebliğ edilen idari para cezasının en geç tebliğ edildiği tarihten itibaren on beş gün içinde ödenmiş olması gerekmektedir.

Kanun kapsamına giren idari para cezalarının tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde Kuruma itiraz edilmeden ve yargı yoluna başvurulmadan ödenecek olması halinde, 5510 sayılı Kanunun 102 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir.” hükmü de dikkate alınarak, tebliğ edilen ceza tutarının yalnızca 1/4’ünün 3/4’ü tahsil edilecektir.

Bilindiği üzere, 28.01.2004 tarihli ve 5083 sayılı Kanunun 2 inci maddesinin sonuna 5335 sayılı Kanunun 22 inci maddesi ile eklenen fıkra uyarınca, idarî para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde bir Türk Lirası’nın (1.00 TL) altında kalan tutarların dikkate alınmayacağı öngörülmüştür. Bu itibarla her bir fiil bazında yapılan hesaplama sonucunda uygulanacak idari para cezalarının, varsa Kuruş kısmı atılarak tebliğ ve tahsil edilecek idari para cezaları tebliğ edilirken bu husus göz önüne alınacaktır.

Örnek-1)11.02.2012 tarihinde işe girmiş olan bir sigortalıya ilişkin sigortalı işe giriş bildirgesinin 22.02.2012 tarihinde işveren tarafından kendiliğinden verilmiş olduğunu varsaydığımızda söz konusu belgenin yasal süresi geçirildikten sonra ve 30 günlük süre içinde verilmiş olması nedeniyle, her ne kadar aylık asgari ücret 886,50 TL olmasına karşın 5083 sayılı Kanunun 2 inci maddesi uyarınca idari para cezası 886,00 TL olarak tebliğ edilecektir. Buna göre 886,00 tutarındaki idari para cezasının tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ödenecek olması halinde,
886,00 * 1 / 4 = 221,50
221,50 * 3 / 4 = 166,13 TL’si tahsil edilecektir.

Örnek-2)Yukarıdaki örnekteki işveren tarafından tebliğ edilen idari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süre geçirildikten sonra ödeneceği varsayıldığında, idari para cezasından herhangi bir indirim yapılmayacak, 886,00 TL tutarındaki ceza tutarının tamamı gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.

102 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren fiillere ilişkin bildirge veya belgelerin yasal verilme süresinin sona erdiği tarihten itibaren otuz günlük süre geçirildikten sonra verilmiş olması durumunda, belge veya bildirgenin kendiliğinden verilmiş olması ve tebliğ edilen idari para cezasının Kuruma itiraz edilmeden ve yargı yoluna başvurulmadan 15 günlük süre içinde ödenecek olması şartıyla, 102 nci maddenin ikinci fıkrasına istinaden herhangi bir indirim yapılmayacak, yalnızca 102 nci maddenin beşinci fıkrasında yer alan 1/4 oranındaki indirimden yararlanılabilecektir.

Örnek-3)Birinci sınıf defter tutmakla yükümlü olan (X) Limited şirketi işvereninin 03.02.2012 tarihinde sigortalı çalıştırmaya başladığı halde işyeri bildirgesini Kuruma 11.03.2012 tarihinde kendiliğinden verdiğini ve bu işveren aleyhine uygulanan 886,50 * 3 = 2.659,50 = 2.659,00 TL tutarındaki idari para cezasının 15 günlük süre içinde ödeneceği varsayıldığında, bahse konu bildirgenin yasal verilme süresinin sona erdiği tarihten itibaren 30 günlük süre geçirildikten sonra verilmiş olması nedeniyle 2.659,00 * 3 / 4 = 1.994,25 TL’si tahsil edilecektir.

Örnek-4)3 nolu örnekteki işveren tarafından tebliğ edilen idari para cezasının 15 günlük süre geçirildikten sonra ödeneceği varsayıldığında, idari para cezasından herhangi bir indirim yapılmayarak, 2.659,00 TL tutarındaki ceza tutarının tamamı gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.

İndirim kapsamına giren idari para cezalarının, 15 günlük süre içinde gerekli indirim yapılarak tahsil edilmesinin ardından işverenlerce idari para cezasına itiraz edilmesi ve itirazın Kurumca reddedilmesi halinde, 102 inci maddenin beşinci fıkrasına istinaden yapılan peşin ödeme indirimi kadar tutar, gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenlerden tahsil edilecektir.

5510 sayılı Kanunun 102 inci maddesinin ikinci fıkrasında 6270 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik 26.01.2012 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olsa da, sonradan yürürlüğe giren kanunun işverenlerin lehine durum meydana getirmesi nedeniyle, kapsama giren ve yasal verilme süresi 26.01.2012 tarihinden önceki sürelerde sona ermiş olan belge veya bildirgelerden dolayı uygulanan idari para cezaları için, yasal verilme süresi geçirildikten sonra otuz günlük süre içinde verilmiş olma ve tebliğ tarihinden itibaren on beş günlük süre içinde ödenme koşullarının sağlanmış olması kaydıyla söz konusu indirimden yararlanılabilecektir.

Bununla birlikte, 5510 sayılı Kanunun 102 inci maddesinin 6270 sayılı Kanunla değişik ikinci fıkrasının yürürlüğe girdiği 26.01.2012 tarihinden önceki sürelere ilişkin bilgi ve belgelerin 30 günlük süre içinde verilmiş olmakla tebliğ edilen idari para cezalarının 15 günlük süre içinde ödenmemiş olması halinde, söz konusu fıkrada öngörülen indirimden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.

DÜZELTME

Geçen haftaki “İşten Ayrılış Bildirimine Dair İdari Para Cezasında İndirim” başlıklı yazımın “Dolayısıyla işten çıkışı süresinde bildirilmeyen sigortalılar için uygulanan idari para cezası hem asgari ücret tutarından asgari ücretin onda birine indirilmiş hem de bir takvim yılında işlenen bu fiillerden dolayı uygulanacak idari para cezası işverenin tuttuğu defter türüne göre defter ve belge ibraz etmeme fiiline uygulanan idari para cezası tutarı ile sınırlandırılmıştır.” paragrafındaki “bir takvim yılında” ibaresi yanlışlıkla yazılmış olup doğrusu “bir takvim ayında” olacaktır. Bilgilerinize sunar, bu yanlışlıktan dolayı okurlarımızdan özür dilerim.

SORULAR VE CEVAPLAR

Soru-1)Bir okurumuz bize şu soruyu yöneltmiş; Merhaba Ahmet Bey 12/10/2011 tarihinde annemi kaybettim. İnternetten okuduğum kadarı ile ölen anneden dolayı çocuklara maaş bağlanıyormuş. Rahmetli annem çalışmıyordu ev hanımıydı ve babam sağ ve emekli ben ve kız kardeşim maaş almaya hak kazanıyor muyuz acaba?Bu konuda bilgi verirseniz sevinirim. İyi çalışmalar.

Cevap-1)Bilindiği üzere 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 32 inci maddesinde “……..Ölüm aylığı;
a) En az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş,
b) 47 nci maddede yazılı sebeplerle kazaya uğramış, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken veya malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış,
c) Bağlanmış bulunan malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı, sigortalı olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş, durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır……. ” şeklinde hüküm bulunmaktadır. Dolayısıyla annenizin madde belirtilen şartları taşıması halinde geride kalan hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanması söz konusudur.

Köşemde bulunan e-mail adresim aracılığı ile bana sosyal güvenlikle ilgili soru(ne zaman emekli olurum, askerlik ve doğum borçlanması, yurt dışı hizmet borçlanması, hizmet birleştirme v.s.)ve sorunlarınızı iletebilirsiniz. Bu sorularınızı izleyen haftalardaki yazılarımda cevaplayacağım.

Herkesin sosyal güvenliğinin olduğu bir dünya dileği ile……

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz