Dr. Ahmet TAN

Dr. Ahmet TAN

4-C'LİLER

İçimizden acaba kaç kişi 4-C’nin ne demek olduğunu bilir?

Kimdir 4-C’liler?

Ne yerler, ne içerler, ne iş yaparlar, nerede, hangi şartlarda çalışırlar?

Ülkemizde ne kadar 4-C’li personel var bilmiyorum.

Sadece Türkiye İstatistik Kurumundaki 4-C’lileri biliyorum.

Yaklaşık 10 yıl TÜİK Gaziantep Bölge Müdürü olarak çalışırken çalışanlarımın %60-65’i 4-C’li personeldi.

Göreve ilk başladığım yıllarda bu arkadaşların özlük hakları daha da kötü idi.

Son yıllardaki düzenlemeler ile durumları nispeten iyileşti ama kadroları hala geçici!

Her yılın aralık ayı onların stres ayıdır.

Acaba sözleşmemiz yenilenecek mi?

Acaba sözleşmemizde bir problem yaşanır mı?

Kim gidecek, kim kalacak?

Bu arkadaşların gelecekle ilgili beklentileri çok ümitli değildir.

Özel hayatları çok karmaşıktır.

“Geçici” personel oldukları için erkek ise kimse kız vermez, kız ise kimse almak istemez!

Yani kolay kolay evlenemezler.

Bir şekilde evlenenler de çocuk sahibi olmak için kara kara düşünürler!

İkinci, üçüncü çocuğu akıllarından bile geçirmezler.

Doğru dürüst tatil kültürleri yoktur.

Bunların bazıları 20 yıldan fazladır böyle çalışıyor.

Hükümetin birkaç kez geçici personeli kadroya geçirilmesi girişimlerinde hep kapsam dışı bırakıldılar.

Son bir yıl içinde Belediyelerde ve diğer bazı başka kurumlarda işe girenler kadroya alındılar.

Daha fazla hakkettikleri halde TÜİK’te çalışan 4-C’liler kadro alamıyorlarsa bu işin insani ve vicdani tarafının iyi düşünülmesi lazım.

Mevcut yapının mutlaka revize edilmesi gerekiyor.

Bazı kriterler getirilmeli.

Mesela; problemsiz bir şekilde 5 yılını dolduran, 10 yılını dolduran, hatta 20 yılını dolduran kadro alabilmeli veya şöyle bir düzenleme yapılmalı.

TÜİK’te 10 veya 15 yılını dolduran 4-C’li bir personel talep etmesi halinde kanuni bir düzenleme ile bir başka kamu kurumuna geçiş yapıp kadro alabilmeli.

Böylelikle TÜİK’in endişe ettiği yaşlı genç anketör endişesi de çözülmüş olur.

Personel ilk işe başlarken sürecin nasıl işlediğini, kendisini nelerin beklediğini bilmeli.

Sosyal bir devlet isek bunu yapmak zorundayız.

Türkiye çok büyük bir ülke ve istese bunu da yapabilecek gücü fazlasıyla vardır.

Geçmişte bir genelge ile yüz binlerce vasıfsız kişinin kadroya geçirildiğini hepimiz hatırlıyoruz.

Şimdilerde ise son birkaç hafta içinde TBMM’de kabul edilen Yasa ile yüz bine yakın çalışan yine kadroya geçirildi.

TÜİK’te çalışan 4-C’li sayısı 2000’den az.

Hükümetin 4-C’lilerle ilgili belki çok ciddi gerekçeleri olabilir ama kurunun yanında yaş yanmasın.

Kanuni alt yapısı iyi oluşturulursa herkes hakkını alabilir.

Kalpleri, gönülleri incitmemek sosyal devlet anlayışının gereğidir.

İnsanlar çok büyük fedakarlıklarla çalışıyorlarsa karşılığını da alabilmeliler.

Onun için büyüklerimize iş düşüyor.

Kırılan kalplerin tamir edilmesi lazım!

 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz