Hüseyin KÜPELİ

Hüseyin KÜPELİ

24 TEMMUZ VE KEMAL BAĞCI

Adına her ne kadar bayram denilmiş olsa da, 24 Temmuz gazeteciler için bir bayram günü değil. Bunun altını çizelim.

Bundan tam 110 yıl önce, basından sansür kalkmış(!), biz de bunu kutluyormuşuz!..

Basın mesleğini icra edenlerin hangi zorluklarla karşılaştıkları, ne çileler çektikleri ortada!.. Dolayısıyla bir bayramdan söz edebilmek için, mesleğin önce fabrika ayarlarına döndürülmesi gerekiyor. Çünkü meslek, bu mesleği yapanların kontrolünden çıktı!..

Parası olanlar, holdinglerine servet katmaya çalışanlar, yayıncılık kisvesi altında ihaleler alıp köşeyi daha çabuk dönmek isteyenler bu mesleği eline geçirdi.

Davul bu mesleği yapanların omuzunda, tokmak onların elinde!.. Meydana boş bulmuş istedikleri gibi at koşturuyorlar.

Üstelik tüm bunları da, devletin bankalarının olanaklarından faydalanarak yapıyorlar ki, burası daha da vahim!..

Basın emekçileri, hangi sorunla boğuşuyor, kimsenin umurunda bile değil!..

Bakın, bugün 24 Temmuz… İyi dilekler, güzel temenniler, birkaç süslü cümleyle atılan mesajlardan daha öteye gitmeyecek.

Bizler bugün basından sansürün kaldırılmasını bile konuşamayacaksak eğer, karşımızdaki muhatap basında sansür olduğu gerçeğini bile kabul etmiyorsa, 24 Temmuz’ları niye kutlayalım ki!..

Bayram bizim neyimize!..

Öyle değil mi!

KEMAL BAĞCI’NIN ARDINDAN

Gaziantep’in Basın Şehidi Kemal Bağcı ile 1993’te, Gaziantep’in ilk özel televizyonu GRT’de birlikte çalıştım. Sonrasında O GRT’den ayrılıp, yine rahmetli olan Erdal Çelik ağabeyin günlük bölgesel gazete projesi olan GAP Anadolu Gazetesi’ne gittiğinde, beni de yanında götürdü. Erdal ağabey tüm bilgisayarları almışken ve hatta deneme baskısı bile yapmışken, son anda bu projeyi iptal etti.

Bu kez onunla birlikte, Ali İnce’nin yaptığı teklif üzerine, Halil Zor ve Abdullah Sabri Kocaman’ın ortak kurdukları Özgür Gaziantep Gazetesi’ne transfer olduk. O’nu tanımanın ötesinde, birlikte çalışıyor olmaktan son derece mutlu ve ayrıcalıklı saydım kendimi…

Talihsiz bir kaza, O’nu 32 yaşında bizden alıp götürdü…

Biz dostları her fırsatta anıyoruz ama Temmuz ayları bir başka hüzün taşıyor bizim için!.. Çünkü O’nu kaybettiğimiz gün 22 Temmuz!..

Acımız hep taze… Anılarımız daha dün gibi…

Bıkmadan, usanmadan, her 22 Temmuz’da mezarına gittiğimizde, O’nu hala çok seven bir eş ve pırıl pırıl 2 evlatla karşılaşıyoruz. Bu yıl da öyle oldu… Mezarına karanfiller bıraktık, fotoğrafına baktık, duygulandık.

Bu yılki anma programı Pazar gününe, insanların tatil gününe denk geldi ama bizim için önemli değildi. Gazeteciler Cemiyeti’nin bu yılki anma programında da, dostları, sevenleri olarak o’nu unutmadığımızı gösterdik. Bir insanın mezarına 21 yıl boyunca koşa koşa gidiyorsanız eğer, bu ancak o’nu çok sevmekle olur. Cemiyet Başkanı İbrahim Ay ve Cengiz Halil Çelik üstadımız güzel mesajlar verdi.

Mezarında rahat uyu ağabeyim, ustam, üstadım… Seni yeni nesillere anlatmaya ve örnek göstermeye devam edeceğiz. Seni asla unutmayacağız…

İLK YAPILAN İCRAAT ÖNEMLİDİR!..

MHP’nin Doktor Milletvekili Muhittin Taşdoğan, emekli hekimlerin, yani meslektaşlarının maaşlarının torba yasada düzenleneceği müjdesini verdi. İlgili maddelerin torba yasada yer aldığını açıkladı.

CHP’nin Eczacı Milletvekili İrfan Kaplan ise, son dönemde artış gösteren eczacılara, yani meslektaşlarına yönelik şiddetin araştırılmasını ve önlenmesi için araştırma komisyonu kurulmasını istedi.

Bu iki haber de, geçtiğimiz hafta yerel basın da yer aldı…

Demek ki, mecliste sesini duyuracaksan, öncelikle kendi mesleğinden olan birilerini meclise göndermeye bakacaksın.

Yanlış anlaşılmasın, Sayın vekillerimizin, meslektaşlarının sorunlarını gündeme getirmesi kadar doğal bir şey yok. Sadece ilk icraatlarında, tüm dikkatler üzerindeyken, seçim dönemi boyunca kapı kapı dolaşıp, halkın derdini ve beklentilerini dinledikten sonra, ilk verdikleri mesajın kendi mesleklerinin sorunlarına yönelik olması, fazlaca dikkat çekti o kadar!..

Eminim başka sorunları da biliyorlardır ki, bundan şüphem yok. Çünkü sahadan yeni ayrıldılar. Haftalarca emeklinin, işçinin, köylünün kapısını çalıp elini sıktılar. Onları mecliste temsil eden bir vekil yok ama inanıyorum ki Sayın Vekillerimiz onların da sesi olacaktır.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz