Cihat ÖZTÜRK

Cihat ÖZTÜRK

2017'ye veda ederken

Koca bir yılı daha geride bırakmamıza sayılı günler kaldı.

Her biten yılın sonuna yaklaşırken insan durup düşünüyor.

Nasıl geçti bu yıl? Neler hatırlıyorum geçen bu yılın günlerine dair.

Elbette ki Türkiye gibi bir ülkede yaşıyorsanız kolay değildir, bir kelamda kocaman bir yılın muhasebesini yapmak.

Çünkü gündem o kadar çabuk değişip, başka bir yere evrilir ki biz gazetecilerin bile başı dönerken, halk ne yapsın!

Ha birde gündem sizin dışınızda gelişiyorsa vay halinize!

Kısacası gündemi tepede belirleyen hep bir ‘big brother’ söz konusu.

Durum böyleyken, siz isteseniz de istemeseniz de onun çizdiği sınırlar içerisinde o gündeme tabisiniz.

Bize bu gündemden geriye ne kalıyor derseniz?

Bence hiç!

Çünkü bir süre sonra siz farkında olmadan yaşamınızı rutinleştiriyorsunuz.

Başkalarının size çizdiği sınırlar içerisinde yaşamdan, ne kadar ne şekilde tat alabilirsiniz ki?

Başkalarının doğrularının size dayatılması sizi ne kadar mutlu edebilir?

İşte bu ülkede uzun zamandır yaşadıklarımızın özeti maalesef böyle.

Kimsenin hayatın öznesi olmasına izin verilmiyor, herkesten nesne olması bekleniyor.

Karşındaki ne düşünür, ne eder, nasıl yaşar, nasıl sever bunun hiçbir önemi yok varsa yoksa yukarda tepeden veya yanı başımızdan söylenen doğrular!

Geçen günlerin muhasebesi veya hesaplaşması bende bu şekilde!

Bu yaşam şeklinin bu şekilde olmasından tabi ki rahatsızım.

Bu şekilde yaşamaya bir şekilde alıştırılıyoruz.

Ya bu kalıba dahiliz ya da bu toplumun dışındayız!

Bireyler mutsuz farkında değil misiniz?

Bu mutsuzluğun kaynağı, ülkedeki siyasi iklimden bağımsız düşünülemez.

İnsanlar eğer bu ülkede mutlu olamayıp başka ülkelere kaçış halindeyse, şapkayı öne koyup düşünmenin zamanı çoktan gelmiştir! Bu arada 10 yıllık arkadaşım İngiltere’ye gitti.(kaçtı)!

Çünkü her şey tepeden yayılır bu ülkeye.

Bir sabah güne KHK’lar ile uyanan insandan, etrafına gülücükler dağıtmasını nasıl bekleyebilirsiniz ki?

Eğer işler yolunda gitmiyorsa hayatlar rutinleşir.

Yaşam tarzında değişen bir şey olmaz.

Hayat standartları yerinde sayar.

Arkadaşlıklar deseniz keşke yerinde saysa!

Her geçen gün geriye gitmekte.

Dostluklar, sıcak samimi ilişkiler tükenmekte.

İnsanların birbirine olan tahammül sınırları yok denecek kadar azalmakta.

2017 bana böyle iç karartıcı cümleler kurdurdu.

2017’ye bakınca insan 2018’e dair umut taşıyamıyor.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz