Ahmet ASLAN

Ahmet ASLAN

1.CEMAAT İSYANI

                                            
Gündem malumunuz. Dershaneler savaşındayız. Cenk meydanını dolduran “yeni Türkiye’nin” yiğit evlatları tozu dumana, dumanı toza katarak bu amansız mücadelede tüm kozlarını kullanıyor.
Er meydanı artık ne Genelkurmay’ın sabaha kadar açık kalan ışıkları ne Başbakanlığın uzun koridorları ne Poyrazköy ne Diyarbakır ne de Silivri.
Post modern dünyanın cenk meydanı artık twitter ve facebook âlemi. Mohaç’ta kılıç sallayan Kanuni, Malazgirt Ovası’na doğru kefen giyen Alparslan gelsin de meydan görsün.
Gelsin de 140 karakterde ne fırtınalar koparıldığına şahit olsun. Biliyorsunuz, zaman devrimcilerin gecekondularda, ülkücülerin sokaklarda, dindarların camide görüldüğü zamanların çok ötesinde.
Yeni dönemin Spartaküsleri kılıçla değil 140 karakterin etkisiyle sıyrılıyor. Yeni savaşlar için cümleler kopyalanıyor, resimler ekleniyor, retweet için dikkat kesilip spam için hedef belirleniyor.
Tuşlara slogan niyetine vuruluyor, imleç silah, tesbih mouse oluyor artık.
Taraflar Facebook’ta, Twiter’da amansız bir cephe savaşında. Keskin kılıçların yerini sert cümleler, ayetli, hadisli paylaşımlar alıyor.
Dirseklerin birbirine kenetlenip herkesin birlikte asılacağını düşündüğü günler geride kaldı.
Bir zamanların “genç subaylar rahatsız" manşetlerinden de eser yok.
Artık genç şakirtler rahatsız.
Makbuleyi bırakıp halı saha maçı yerine twitterda isyan zamanı.
Cemaat için "Sükûtun Çığlıklarını" okumayı bırakıp twitterda çığlık çığlığa dershanelere sahip çıkma zamanı.
 "Asrın Getirdiği Tereddütlere" gün gelip Ak Parti’nin konulacağını da kim söylemişti?
Bir fidanın güller açan dallarından baltaların yapılacağı da düşünülmemişti elbette.
Ama heyhat, hayat işte, herkesin Brütüs’ü yanında hep.
Bilirsiniz, Roma’yı yakan Neron değil bitmez tutkularıydı. Sezar’ı yıkan Brütes’e duyduğu sonsuz güven.
Ezcümle, sular durulacak. Ortalık yatışacak. Facebook’ta Mevlana, Twitter’da Yunus Emre dizeleri dönemi başlayacak yine.
Ama meşhur hikâyedir, bilinir. Ne demiş yılan masum köylüye, “sende evlat acısı, sende kuyruk acısı varken biz asla dost olamayız artık”

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz