Gaziantep’te durum iç açıcı değil: Depreme hazırlanmalıyız

Gaziantep’te durum iç açıcı değil: Depreme hazırlanmalıyız
Okan Çelik
7 Kasım 2020 / 08:14

Jeofizik Mühendisleri Odası Güneydoğu Anadolu İlleri Bölge Temsilcisi Burhan Canpolat, Doğu Anadolu fay hattına 35-40 kilometre yakınlıkta bulunan Gaziantep’i büyük tehlikenin beklediğini açıkladı. Canpolat, “Kent olarak acilen depreme hazırlanmalıyız” dedi.

Elazığ-Sivrice’de meydana gelen depremin Doğu Anadolu fay hattını yeniden tetiklediğini belirten Burhan Canpolat, olası 6-7 büyüklüğündeki depremde özellikle Nurdağı ve İslahiye başta olmak üzere Gaziantep merkezin de büyük zararlar görebileceğini söyledi. Canpolat, “Kahramanmaraş Türkoğlu sismik boşluğu olup ortalama 400 yılda bir 7 ve üzeri deprem olmaktadır. Ama 500 yıl geçmesine rağmen deprem olmamıştır. Elazığ depremi burayı sıkıştırmaktadır. Ve deprem üretme düzeyi çok tehlikeli sınıfındadır. Büyük bir deprem beklenmektedir. Olası bir deprem Gaziantep’e de büyük zararlar verecektir. Kent olarak derhal bu depreme hazırlanmalıyız. 35 kilometre uzaklıkta bulunan fay hattında oluşabilecek 6-7 büyüklüğündeki depremin şiddeti Gaziantep için daha büyük olur. Benim kanaatime göre 6 -7 büyüklüğündeki depremin Gaziantep il merkezine etkisi 7 şiddetine denk gelir” dedi.

GAZİANTEP’TE DURUM İÇ AÇICI DEĞİL

Gaziantep’te belli bölgelerde yığma yapılar, mağaralar ve boşlukların üzerine inşa edilmiş yapıların büyük risk altında olduğuna dikkat çeken Canpolat, olası büyük depremde durumun hiç de iç açıcı görünmediğini bildirdi. Canpolat, “Olası depremde  en büyük hasar;  bu ilçe merkezlerinde  ve il merkezindeki,  mağara türü boşlukların  olduğu yerlerde,  dolgu zemine oturtulan  yapılarda ve zemin etütsüz, plansız,  projesiz yığma yapılarda oluşacaktır. Depremde ayakta durmak zordur; mobilyalar kırılır; iyi tasarlanmış ve inşa edilmiş yapılarda hasar ihmal edilebilir düzeydedir; alelade ama iyi yapılmış yapılarda hafif ve orta derece hasar; kötü tasarlanmış veya inşa edilmiş ve dolgu üzerindeki yapılarda önemli hasar ve yıkılmalar; bazı bacalar kırılır; hareket halinde arabalardaki kişiler tarafından hissedilir” şeklinde konuştu.

DEPREM EN AZ HASARLA ATLATILABİLİR

Canpolat, yapıların  doğru zeminde , jeofizik yer hareket ivmelerine dayanarak , doğru taşıma güçleriyle mühendislik hesaplarıyla yapıldığı zaman sağlam olacağını belirtti. Binaları yaparken en çok bu konulara önem vererek yapmak gerektiğini belirten Canpolat, “ Bina tasarımlarında yeraltı yapısı temel belirleyicidir. Yapılacak yapının tüm hesapları zemin etüt raporuna göre çıkmaktadır. Bu veriler binanın temelini oluşturur. İnşaat mühendisleri  bu verilerle yapıya esas   statik hesaplarını yapmaktadır. Bunlar ne kadar düzgün ne kadar kontrollü olursa, temel- zemin- bina ilişkisi o kadar uyumlu olur. Yapılar bu şekilde olası depremi  en az hasarla atlatmış olur” ifadelerini kullandı.

JEOFİZİK ÇALIŞMALARINA YETERLİ ÖNEM VERİLMİYOR

Gaziantep’te zemin etütlerine jeofizik çalışmalarına yeterli önem verilmediğini belirten Canpolat, “Büyükşehir Belediyesi 2019 yılında Deprem Master Plan hazırlanması konusunda İnşaat Mühendisleri Odası ile işbirliği protokolü imzaladı. Yalnız yer yapısını belirleyen adı deprem olan bir planda Jeofizik Odası ile görüş alışverişinde bulunulmamıştır.  Arazi çalışmaları kontrolünün olmaması, belediye ve kurumlarda yerbilimlerini temsil eden hiç bir  mühendislik disiplinin olmayışı, bu konuda müşavirlik hizmetlerinin  alınmaması,  çok da yol almadığımızı göstermektedir.  Yerbilimleri  etüt daire başkanlıkları kurularak , Afet risk alanlarında ve ilgili konularda  biz yerbilimcilere  yer verilmelidir” diye konuştu.

İMAR DÜZENLEMESİNE GİDİLMELİ

Jeofizik çalışmaların ayrıntılı olarak yapılarak Yeraltı yapısına dikkat edilerek İmar düzenlemesine gidilmesi gerektiğine dikkat çeken Canpolat konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Gaziantep de muhtemel bir deprem tehlikesine karşı mevcut yapıların güvenliklerinin  incelenmesi ve yeterli güvenliğe sahip olmayan yapıların kayıt altına alınması gereklidir. Yapılaşma ve kamulaştırma çalışmaları hakkında kent konseyinde olsun çalıştaylarla olsun özel oturumlar oluşturulup bilgilendirme ve sorunların tespiti yaklaşımları yapılması gereklidir. Tüm mühendislik disiplinleriyle ilgili koordineli çalışılmalıdır.”

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz