Gaziantep Bakan Gül’e sahip çıktı

Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör, dünkü köşe yazısında Abdülhamit Gül'e eleştirilerde bulunarak son günlerde yargıda FETÖ'cülerin kritik noktalara atandığını ifade etmişti.

Gaziantep Bakan Gül’e sahip çıktı
Telgraf Haber Merkezi
18 Eylül 2019 / 23:12

NEJAT KOÇER

Sayın Bakanım Abdulhamitl Allah gücünüzü kuvvetinizi artırsın. Samimi ve gayretli çalışmalarınızın şahidiyiz ve destekçisiyiz. 

MEHMET ERDOĞAN

Kim kiminle yürüyor siz ona bakın. Her daim sizinleyiz Sayın Bakanım Abdulhamitl Abdulhamiti Yedirmeyiz

DERYA BAKBAK

Haktan, hakikaten yana olan, Gaziantep’in değeri Adalet Bakanımız  Abdulhamitl ’e yönelik karalama kampanyasını kınıyorum. Bu kutlu yürüyüşte liderimizi de bakanımızı da asla yalnız bırakmayacağız.

FATMA ŞAHİN

Gazi şehrimizin evladı Abdulhamitl Bakanımızın samimiyetinin, gayretinin, ülkemiz ve şehrimiz için yaptıklarının şahidiyiz. Hep yanında olduk, hep yanımızda oldu. Sağolsun, var olsun. Uzun yıllar daha ülkemiz ve şehrimiz için birlikte çalışacağız Allah izin verirse.

RIDVAN FADILOĞLU

Vatan için, millet için, bayrak için canla başla çalışan ve devletine sahip çıkan Adalet Bakanımız Sayın AbdulhamitGül’ün 'ün yanındayız. AbdulhamitiYedirmeyiz

MEHMET TAHMAZOĞLU

Beden ölür, çürür, cana bakın siz. Kim kiminle yürür, ona bakın siz. Bırakın dönsün dönme dolaplar. Haktan, hakikatten yana bakın siz. Allah deyip yola çıkanlar yolda mı kalırmış..AbdulhamitiYedirmeyiz

GAZİANTEPLİ SİYASETÇİLER, YEREL YÖNETİCİLER VE İŞ DÜNYASI  SOSYALMEDYADAN GÜL’E DESTEK MESAJI GÖNDERDİ 

Ak Parti’ye yakınlığı ile bilinen bazı köşe yazarlarının kabine değişliği öncesi yargı üzerinden Adalet Bakanı AbdulhamitGül’ü eleştirmesi ve özellikle Twitter’da yoğun bir eleştiri mesajı furyası başlatmalarına karşın özellikle Gaziantepliler bakanına sahip çıktı. Gül de yaptığı açıklamada "Daha düne kadar FETÖ'cülerle aynı maklubeye kaşık sallayanlar bugün çıkıp da FETÖ mücadelesi dersi vermeye kalkışmasınlar, Türk yargısına hesap sormaya kalkmasınlar, Türk yargısına töhmette bulunmaya kalkmasınlar." dedi.

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün bu açıklamaları hükümete yakın yazarların tepkilerinin ardından yapması dikkat çekti. 

Sabah gazetesi yazarı Dilek Güngör, dünkü köşe yazısında Abdülhamit Gül'e eleştirilerde bulunarak son günlerde yargıda FETÖ'cülerin kritik noktalara atandığını ifade etmişti.

Bu yazı yine Ak Parti’ye yakın bazı gazeteciler tarafından yoğun şekilde paylaşıldı. Kabine değişikliği söylentilerinin arttığı bugünlerde böyle bir saldırı başlatılması üzerine Gül sert bir açıklama yaptı.

Öte yandan Gaziantep ise Bakanına sahip çıktı. Siyasetçiler, yerel yöneticiler ve iş dünyası sosyalmedyadan Gül’e destek mesajı gönderdi. 

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, "Daha düne kadar FETÖ'cülerle aynı maklubeye kaşık sallayanlar bugün çıkıp da FETÖ mücadelesi dersi vermeye kalkışmasınlar, Türk yargısına hesap sormaya kalkmasınlar, Türk yargısına töhmette bulunmaya kalkmasınlar." dedi.

Gül, hükümlü ve tutuklular tarafından iş yurtlarında üretilen mamullerin tanıtımının yapıldığı Ankara Adalet Sarayı açık otoparkında düzenlenen "Ürün ve El Sanatları Fuarı"nınaçılışına katıldı.

Gül, törende yaptığı konuşmada, fuarın Türkiye'ye ve iş yurtlarına önemli katkılar sunacağına inandığını ifade ederek, bu çalışmaların her geçen gün genişlemesini temenni ettiklerini belirtti.

Eski Başbakanlardan Adnan Menderes'in idam edilişinin dün 58. yılı olduğunu hatırlatan Gül, Menderes'i rahmet ve minnetle yad ettiğini söyledi.

"27 Mayıs'ta merhum Menderes'i 'Seni buraya getiren irade böyle cezalandırılmanı istiyor. Sana bu cezayı vermemiz gerekiyor' diyen bir anlayış bulunduğunu" belirten Gül, bu anlayışın milletin bağrından çıkmış, milletin adamı Adnan Menderes'i idam sehpasına götürdüğünü ifade etti.

Gül, "Hukuka değil, darbeye ve vesayete dayanan bu zihniyeti şiddetle bir kez daha kınıyoruz, Menderes ve arkadaşlarını da rahmetle anıyoruz. Bu millet bağrından çıkan Menderes gibi adamlarını kıyamete kadar, her zaman hayırla anacaktır, darbecileri de her zaman şiddetle telin etmeye devam edecektir." diye konuştu.

12 Eylül darbesi sırasında "Bir sağdan, bir soldan" denilerek, gencecik insanları idam sehpasına götüren anlayıştaki vesayetçilerin yargıya yaklaşımının herkesçe görüldüğünü kaydeden Gül, şöyle devam etti:

"İşte bu yargıdan FETÖ döneminin kumpaslarıyla, delil uydurmalarıyla devletin belli kademelerinde hiyerarşiyi bozmak adına delil üreten FETÖ zihniyetindeki yargı yaklaşımlarını gördük. Bir delil yok ama 'Şuna ceza vermem lazım. Şu hiyerarşiyi bozmam lazım. Yargı benim olmalı' anlayışıyla insanlara iftira atan, insanları yargı sopasıyla hizaya getirmek isteyen FETÖ anlayışıyla da bu ülke çok acı hatıralar, olayları yaşadı. Ama bugün Meclisimizi bombalayan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesini bombalayan, 251 vatandaşımızı şehit eden hain, alçak FETÖ'cüleri 15 Temmuz gününden itibaren adliye koridorlarında tutuklayan, yargılayan, hukuk önünde hesaba çeken bağımsız ve tarafsız Türk yargısı vardır, daha da güçlenerek yoluna devam edecektir. İşte 27 Mayıslardan buraya kadar bu mücadelede Türk yargısı alnının akıyla çıkmıştır. Bugün de terör örgütleriyle kararlı mücadelesini yine Türk yargısı vermektedir, sürdürmektedir. Türkiye FETÖ ile, PKK/YPG ile DEAŞ'la kararlı şekilde mücadelesini eş zamanlı sürdürmektedir. Bu mücadeleyi taviz vermeden sürdüreceğiz."

"TERÖRLE MÜCADELE İNSAN HAKLARI MÜCADELESİDİR"

Bakan Gül, terörün demokrasinin, özgürlüklerin ve hukuk devletinin başlıca düşmanı olduğunu vurgulayarak, "İşte o yüzden terörle mücadele esasında bir insan hakları mücadelesidir." dedi. Türk yargısının da bu konuda hukuktan, adaletten taviz vermeden mücadeleyi kararlı biçimde sürdüreceğini söyleyen Gül, şunları kaydetti:

"Ne güvenlikten ne özgürlük dengesinden vazgeçerek, ülkemizin huzurunu, güvenliğini bozmak isteyenlere asla fırsat vermeyeceğiz. Herkes bilsin ki bu kazanımlarımızdan asla geriye dönüş olmayacak. Nasıl ki 15 Temmuz akşamından itibaren kahraman yargı mensuplarımız, adliye çalışanlarımız gece gündüz adliye koridorlarında demokrasi nöbeti tuttuysa, işte bu demokrasi nöbeti hala tutulmaya devam edilmektedir. FETÖ ile mücadelemiz de yine aynı şekilde kararlı şekilde devam etmektedir. 40 yıl devletin hücrelerine sızmış bu terör örgütüyle '40 günde bu örgüt mücadelesini bitirdik' şeklinde bir rehavete asla kapılmadan, kriptolarıyla atipik bu terör örgütüyle mücadelemizi kararlı bir şekilde ve her alanda sürdürmek boynumuzun borcudur. Ucu nereye değerse değsin, kime değerse değsin bu konuda asla ama asla hukuktan sapmadan mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdürmek, Türk yargısının onurlu bir mücadelesidir ve onu da yapmaya devam etmektedir.

Örgüt özellikle yargı, emniyet ve orduya sızmıştır. Ancak nerede ahlaksızca bir saldırı varsa bilinmelidir ki bu FETÖ'nün bir tezahürüdür. Daha düne kadar FETÖ'cülerleaynı maklubeye kaşık sallayanlar bugün çıkıp da FETÖ mücadelesi dersi vermeye kalkışmasınlar, Türk yargısına hesap sormaya kalkmasınlar, Türk yargısına töhmette bulunmaya kalkmasınlar. Türk yargısı bu mücadelesini büyük bir kararlılıkla sürdürmektedir. Bunu yaparken FETÖ'cülerinyaptığı gibi aynı çuvala herkesi koyarak değil, sadece ve sadece hukuktan ve anayasadan emir alarak yapmaktadırlar. Farkı budur. Pensilvanya'dan emir alarak, vesayetçiden, darbeciden emir alarak değil anayasadan ve hukuktan emir alarak yargılama yapan bir Türk yargısı var. Kim rahatsız oluyorsa olsun, Türk yargısı bağımsızlığını, tarafsızlığını sürdürmeye devam edecektir."

"KİMSE ŞEREFLİ TÜRK YARGISINA SALDIRMAYA KALKMASIN"

Gül, "FETÖ ile mücadelenin FETÖ yöntemleriyle yapılamayacağını" ifade ederek, örgütün stratejisinin "Herkes FETÖ'cü ise FETÖ'cü yoktur" şeklinde olduğunu dile getirdi. Masumla suçlunun, kuruyla yaşın ayırt edilmesinin yargının görevi olduğunu vurgulayan Gül, Türk yargısının bu mücadeleyi kararlı şekilde sürdürdüğünü söyledi.

Örgütle mücadelenin sadece hakim ve savcının önüne gelen dosyalarla olamayacağını, o dosyanın hazırlık aşamalarındaki delillerle, dosyalarla, topyekün bütün kurumlarla mücadelenin yapılması gerektiğini belirten Gül, FETÖ ya da diğer terör örgütleriyle mücadele ederken ülkenin bekası, birliği, beraberliği için kahramanca, özveriyle çalışan hakim savcılarla beraber ortak mücadeleyi sürdüreceklerini bildirdi.

Gül, şöyle konuştu: "Türk yargısı 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat'ta brifingcilere selam duran yargı değil artık. FETÖ'cülerin 'Şu benim gibi düşünmüyor, Pensilvanya'ya itaat etmiyor, o zaman buna ceza vereyim, tutuklayayayım' anlayışıyla hukuk dışı bir yargılamaya giden bir yargı değildir. Sadece ve sadece hukuka ve anayasaya göre karar veren, mücadele eden bir yargıdır. Türkiye bir hukuk devletidir, hukuk sisteminde eksik kararlar, yanlış kararlar, yeni giren deliller, bilgiler olabilir. Bu konuda da sistem işlemektedir. Bir diğer mahkeme, bir üst mahkeme, Yargıtayı, Anayasa Mahkemesi, Danıştayı, bu mücadeleyi de elbette sürdürmektedir. Yargı mensupları sadece kararlarıyla konuşuyor diye kimse asil, şerefli Türk yargısına saldırmaya kalkmasın. Çünkü Türk yargısı konuşamaz, bir şey söyleyemez diye bu konuda haksızlığı da asla kabul edemeyiz."

YARGI REFORMU STRATEJİSİ

Yargı reformu stratejisine de değinen Gül, güven veren ve erişilebilir bir adaletin millete boyunlarının borcu olduğunu söyledi. Hangi düşüncede, hangi inanışta olursa olsun herkesin adliyeye girerken de çıkarken de "Ben adil bir yargı sistemine sahibim" inancına sahip olması gerektiğini aktaran Gül, bunun için çabaladıklarını dile getirdi.

FETÖ'cüler tasfiye edildikçe Türkiye'de yargı sisteminin de yörüngesine oturmak üzere olduğunu söyleyen Gül, 2019'un bu anlamda çok önemli olduğunu kaydetti.

Gül, FETÖ'nün kripto bir örgüt olduğunu, tasfiyesine yönelik sürecin sürdüğünü belirterek, "HSK bu konuda büyük bir titizlikle, en ufak bir delil bile olsa bu mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdürmeye devam etmektedir, devam edecektir. Tüm bu çalışmalarda tutukluluk süresinde azami bir süre getirerek, tutuklamayı bir tedbirden ziyade cezalandırma aracı görmekten uzaklaşacağız. Bu çerçevede yine kamuoyunda cezasızlık algısı oluşturan uygulamalardan da vazgeçilmesini bu dönemde bekliyoruz. Bu konuda çalışmalarımızı da yaptık. Meclisimizin de takdiriyle inşallah 'Yapanın yanına kar kalıyor' algısının da ortadan kalkacağına inanıyoruz." diye konuştu.

Çağdaş infaz sistemi anlayışında, bir cezanın ardından hükümlülerin hayata hazırlanmalarının sağlandığını belirten Gül, bu çerçevede hükümlü ve tutuklulara onarıcı adalet yaklaşımı içerisinde eğitim ve mesleki programlar uyguladıklarını anlattı. Bu konuda Türkiye'nin dünyaya örnek olduğunu söyleyen Gül, dünyadaki birçok uygulayıcının kendi ülkelerine bu modeli aldıklarını ifade etti.

Gül, 306 ceza infaz kurumunda 59 bin 150'den fazla hükümlü ve tutuklunun, bin 700'den fazla atölye ve tesiste, 289 iş kolunda çalıştığını bildirerek, hükümlü ve tutukluların meslek öğrenerek, infaz bittikten sonra kendi iş yerlerini de açabildiklerini, bunun da sosyal devlet anlamında çok önemli olduğunu anlattı.

Denetimli serbestlik kapsamındaki "adalet ormanları" çerçevesinde son 3 yılda 1 milyon 150 bin fidan dikildiğini, 2 milyon ağacın bakımının yapıldığını aktaran Gül, her yıl en az 500 bin fidan dikmeyi amaçladıklarını söyledi.

Yine okulların bakımlarını yaptırdıklarını, öğrenci sıralarının ve duruşma salonlarında kullanılan araç ve gereçlerin de cezaevlerinde üretildiğini ifade eden Gül, 7 bin hükümlüyle çevre temizliği yapıldığını kaydetti.

Bakan Gül, infaz koruma memurlarının emekliliklerinde silah taşımalarına ilişkin de, "Yine inşallah Cumhurbaşkanımızın da destekleriyle memuriyet sonrasında da silah taşımaya ilişkin talepleri vardı. Onları da inşallah halledeceğiz ve bu konuda önemli bir sorunu da çözmüş olacağız." dedi. 

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz