Doç. Dr. Muammer OYTAN

Doç. Dr. Muammer OYTAN

Merhamet

Allah Tealâ’nın dışındaki tüm canlılar başkalarına muhtaç durumdadırlar. Muhtaç olana, düşkün olana, hasta olana merhamet etmek ve yardımına koşmak toplumun evrensel bir denge içinde olmasının bir gereğidir. “İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez” ( Buhari, Tevhid, 2) sözü ile Hz. Peygamber (s.a.s.), insanlara, merhametli davranmalarını tavsiye etmiştir.

Merhametli davranmak sadece insanlara karşı değil hayvanlara, bitkilere, çiçeklere, böceklere kısaca her canlıya karşı da zarar vermemeyi, yumuşak davranmayı, acımayı, onun sağlık ve güzellik içinde yaşamasına izin verilmesini de kapsar. Merhametli insan, doğaya zarar veremez; doğanın güzelliklerini kirletemez; onun güzel olmasına ve güzel kalmasına yardımcı olur.

Bir çiçeğin koparılmaması-üremesine doğal seyrini tamamlamasına izin verilmesi insanın tabiata duyduğu sevgi ve saygının gereğidir. Bir hayvana eziyet edilmemesi, acı çektirilmemesi, taşıyabileceğinden fazla yük yükletilmemesi, ihtiyacı olan gıdanın verilmesi ve bakımının yapılması vicdanî merhametle ilgili bir davranıştır…

Merhamet duygusu, insanın acıma duygularını harekete geçiren, vicdanî duygularını sızlatan, dolayısıyla insanı doğru yola sevk eden, düşkünlere yardıma koşması için tahrik eden; acımasız olmasını engelleyen insanî ve yararlı bir duygudur.

Peygamber Enendimizin Şefkât ve Merhamet Örneği:

Ebû Hureyre’nin rivayet ettiğine göre, Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: “Adamın biri bir yolculuk esnasında bir ara susamışken önüne çıkan bir kuyuya indi, susuzluğunu gidererek yukarı çıktı. Fakat yukarı çıkınca asıl susuzluktan soluyup toprak yiyen bir köpekle karşılaştı.

İçinden ‘ az önce ben nasıl susuzluk çekiyor idiysem, şimdi de bu köpek aynı şekilde susuzluktan yanıyor’ diyerek tekrar kuyuya indi, pabucuna su doldurdu ve onu dişleri arasına sıkıştırarak yukarı çıkarıp köpeğe su verdi, arkasından da Allah’a şükretti. Bu yüzden de Allah O’nun günahlarını affetti.”(Ebûl-Leys Semerkandî, Sohbetler,s.353)

ŞEFAAT PINARI

Rahmetler kazan Yâr’ından,

İç ! Şefaat pınarından!

Kaç ! Ol cehennem Nâr’ından,

Yoksa göklere tütersin!

 

Arı gibi çalışırsan,

Petek bal elde edersin!

Boş gezmeye alışırsan,

Yanlış yollara gidersin!

 

Aşkı nerede arayım?

Kâbetullah’a varayım!

Diz çöküp de yalvarayım,

Rabbim Sen bana yetersin!

 

İki gözüm iki sürme,

Dostun her hatasın görme!

Haksızlık ederek yerme,

Bilesin, ağır ödersin!

 

OYTAN, yürekten yanarsın,

Her daim Rabbin anarsın!

Yazları titrer donarsın,

Aşık Mecnundan betersin!

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz