İdam çözüm değil

Gaziantep Barosu Çocuk Hakları Merkezi Avukatlarından Deniz Kütük Duran, son günlerde yaşanılan çocuk kaçırma ve çocuklara yönelik cinsel saldırılar hakkında Telgraf Gazetesine açıklamalarda bulundu.

İdam çözüm değil
Cihat Öztürk
6 Temmuz 2018 / 08:30

Çocuklara yönelik saldırıların sarsıcı ve yaralıyıcı olduğunu belirten Av. Deniz Kütük, bu saldırıların sapkın bir ruh haliyle yapıldığını, vahşetten öte olan bu olayların toplumda derin yaralar açtığını söyledi. Toplumca merhametten, şefkatten uzaklaşıyoruz diyen Kütük, giderek ben merkezli bir toplum haline geliyoruz. Çocuklarımıza vicdanlı olmayı, şefkatli olmayı öğretmeliyiz. Bireylerin yalnızlaşmaması lazım, küçük yaştan itibaren insanlarımıza doğru eğitim verirsek toplumun rehabilitesinde yol alabiliriz, dedi. 

Ayrıca son günlerde tartışılan idam gibi yöntemlerin çözüm olmadığını vurgulayan Kütük, idamın bir çözüm olduğunu düşünmüyoruz. Toplumsal vicdanı rahatlatacak bir çözüm gibi görünse de özellikle sosyal medyada idam çığlıkları yükseliyor olsa da, idam hiç bir ülkede bu olayları önleyemedi. Kimyasal hadım konuşuluyor. Ancak bu da köklü, önleyici bir çözüm olmaz. Hukuk içerisinde ağır cezai yaptırımlar şart.

1-) Son günlerde yaşanılan çocuk kaçırma ve çocuklara yönelik cinsel saldırıları nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Bu olaylar toplumdaki herkes için olduğu gibi biz hukukçular için de, son derece sarsıcı ve yaralayıcı. Bu olayların vicdanlarımızda derin etkiler bırakması kaçınılmaz. Bu tür her türlü vahim olaylarda bizler hukukçu kimliğimizle düşünüyoruz ve kendimizi topluma karşı görevli ve sorumlu hissediyoruz.

2-) Bu sorunun altında yatan temel neden nedir? Nasıl bir ruh haliyle gerçekleşiyor bu saldırılar? 

Sapkın bir ruh halidir. Vahşettir, vahşetten de ötedir. Çünkü vahşi hayvanlar sadece karınlarını doyurmak için saldırırlar. Zevk için öldürmek doğaya da terstir. Bu tür kişiler, genellikle, cinsel güdülerine biyolojik olarak hakim olamadıklarından değil mental olarak da kafalarının bir yerinde bunu yapmaya hakları olduğunu düşündükleri için yaparlar. Farkında olmadan öğrenilmiş sapkın bilgiler bu tür sapkın bir ruh yaratıyor olabilir.

‘EĞİTİM SİSTEMİ YETERSİZ’ 

3-) Eğitim sisteminde yeterince bu sorunları önleyici konular işleniyor mu?

Hayır hiç sanmıyorum. Ayrıca eğitimin sadece okulda değil ailede de olması gerektiğini unutmayalım. En basitinden ailede kızın ve erkeğin cinsel kimliklerine nasıl yaklaşıldığını düşünün. Hep erkek çocuklar cinsel kimlikleriyle öne çıkarılır ve kız çocukların cinsel kimlikleri baskılanır.

4-) Toplum nasıl rehabilite edilebilinir?

Toplumca merhametten, şefkatten uzaklaşıyoruz. Giderek ben merkezli bir toplum haline geliyoruz. Çocuklarımıza vicdanlı olmayı, şefkatli olmayı öğretmeliyiz. Bireylerin yalnızlaşmaması lazım. Küçük yaştan itibaren insanlarımıza doğru eğitim verirsek toplumun rehabilitesinde yol alabiliriz.

‘GAZİANTEP BAROSU OLARAK BU SALDIRILARIN TAKİPÇİSİYİZ’

5-) Gaziantep Barosu olarak bu konuda yaptığınız bir çalışma var mı?

En hassas olduğumuz konulardan birisi. Daha önce de basında yer almıştı, 18 yaş altı evliliklerle ilgili pek çok çalışmalarımız oldu ki biliyorsunuz 18 yaş altı evlilikler çocuk istismarının en yaygın biçimidir. Çocuk Hakları Merkezi olarak takip ettiğimiz istismar davaları halen var. Başka olaylar yaşanmamasını dileriz ancak bu tür her olayın hukusal yönünün takipçisiyiz. 

‘İDAM ÇÖZÜM DEĞİL’

6-) Çözüm nedir? İdam ve hadım konuşuluyor, gerçekten bir çözüm mü bu yöntemler?

İdamın bir çözüm olduğunu düşünmüyoruz. Toplumsal vicdanı rahatlatacak bir çözüm gibi görünse de özellikle sosyal medyada idam çığlıkları yükseliyor olsa da, idam hiç bir ülkede bu olayları önleyememiştir. Kimyasal hadım konuşuluyor. Ancak bu da köklü, önleyici bir çözüm olmaz. Hukuk içerisinde ağır cezai yaptırımlar şart.

‘ÇOCUKLARA CİNSEL SALDIRILAR EN YAKININDAN GELİYOR’

7-) Çocuklara taciz ve tecavüz gibi saldırılar hangi çevrelerden geliyor?

Çocuğun tacizi, cinsel yönden istismarı genellikle en yakınlarındaki kişilerden, hatta aile üyelerinden gelmektedir. Eğitim seviyesi oldukça etkildir.

‘ÇOCUKLAR BU KONUDA BİLGİLENDİRİLMELİ’

8-) Çocuklara bu konular nasıl anlatılmalı?

Bu konu çocuklara pedagoglar vasıtasıyla anlatılmalı. Çocuklara yanlış dokunuşun, yanlış yaklaşımın ne olduğu anlatılmalı ve mutlaka ses çıkarmaları gerektiği anlatılmalı.

‘DEVLETLE VE SİVİL TOPLUMLA İŞ BİRLİĞİNE HAZIRIZ’

9-) Son olarak eklemek istediğiniz bir şey?

Gaziantep Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak, her zaman bu olayların önlenmesi için elimizden geleni yapacağız. Devletle ve sivil toplum kuruluşlarımzla her türlü işbirliğine hazırız.

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz