Üye Girişi
 
Henüz üye değilseniz, "Yeni Üye" linkinden ücretsiz üye olabilirsiniz.

* Kullanıcı Adı » Üye Ol
* Şifre » Şifremi Unuttum
    » Aktivasyon Talebi


 
 
18 Mayıs 2012, Cuma
Son güncelleme 17.05.2012

03:33
itibariyle,
Cum
18.05.2012
En Yüksek En Düşük

Cuma Parçalı Bulutlu Parçalı Bulutlu 27°C 12°C

Cumartesi Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı 28°C 14°C

Pazar Parçalı Bulutlu Parçalı Bulutlu 24°C 12°C

Pazartesi Parçalı Bulutlu Parçalı Bulutlu 22°C 13°C

Salı Parçalı Bulutlu Parçalı Bulutlu 25°C 12°C

Anasayfam yap Sık Kullanılanlara Ekle RSS RSS FacebookTwitter
RSS Üye Girişi
 
 
   
   
   
   
Telgraf.net - Aynayla barışmanın zamanı geldi
   
  KATEGORİLER Güzellik-Bakım   Diyet-Fitness   Alışveriş ve Moda   Kadın Sağlığı   Diğerleri
   
   
 
Bu bölümün en çok okunan haberleri
 

Google'da Paylaş
Aynayla barışmanın zamanı geldi
    03.01.2012 10:51  

Kadınların aynayla ilişkisi hiçbir zaman masallardaki gibi olmadı. Aynada gördüğü yansımasını beğenen, seven, büyük bir özgüvenle; ‘Var mı benden daha güzeli?’ sorusunu soranlar, şüphesiz çağımız kadınları değildi.

Her aynaya baktığınızda gözünüz bir kusurunuza takılıyorsa endişelenmeyin. Yalnız değilsiniz! Yeni bir araştırmaya göre kadınların yüzde 97’si gün içinde en az bir kez bedenlerinden nefret ediyor. Güzelliğin, genç ve zayıf olmak olarak algılandığı çağımızda kadınlar tehlikeli sularda yüzüyor.

Kadınların aynayla ilişkisi hiçbir zaman masallardaki gibi olmadı. Aynada gördüğü yansımasını beğenen, seven, büyük bir özgüvenle; ‘Var mı benden daha güzeli?’ sorusunu soranlar, şüphesiz çağımız kadınları değildi. Aslında çağlar boyunca, kendini beğenmek ya da bize sunulma şekliyle ‘kendini beğenmişlik’, masallarda sadece kötü kalpli cadılara atfedilen bir özellikti. Masum prensesler, yüzyıllık uykulara dalan güzeller, güzelliklerinden bihaber, yüreği sevgi dolu, iyi niyetli meleklerdi. Masalların alt metni, kadınlara kendini beğenmeyi yasaklıyordu sanki. Yakışıklı, zengin, genç prensler tarafından beğenilip beğenilmemek önemliydi ne de olsa.

HİSTERİDEN BEDEN DİSMORfiK BOZUKLUĞUNA

Kadın olmak kolay değil; hiçbir zaman olmadı, hiçbir zaman da olmayacak. Bugün tarihin sayfalarında karşımıza çıkan ilk ‘kadınlara özgü’ hastalık olan histerinin, şimdi boyut değiştirerek yeniden hayatımızda belirmesi de bu yüzden. Bu kez söz konusu olan histeri değil; hiç kimse, doktorlar dahi artık bu tanıyı koymuyor. Oysa on dokuzuncu yüzyıl sonlarında sık sık baygınlık geçiren, sürekli depresyonda olan, duygularını kontrol edemeyen kadınlar, histeri tanısı altında tedavi ediliyor, hatta elektroşok terapi görüyorlardı. O günlerde, Yunancada ‘rahim’ anlamına gelen kelimeden türeyen bu hastalık, kadınların sinirleriyle ilgili bir soruna işaret ediyordu. Şimdi ise tarihçiler, histeriye neden olanın kadınların ne sinir sistemi ne de rahimleriyle ilgisi olmadığını dile getiriyorlar. Histeriyi, toplumsal değerler değişirken yaşanan tüm hızlı gelişime rağmen yerinde sayan, ciddiye alınmayan, rolleri kısıtlanan kadınların sessiz çığlıkları olarak görmek şimdi daha doğru.

Bugün histeri yerini beden dismorfik bozukluğu olarak anılan bir başka rahatsızlığa bırakıyor. ‘Çağın hastalığı’ deyişi ne kadar demode olsa da; medyanın, toplumun, en çok da kendi kendimizin üzerimizde uyguladığı acımasız baskıları sonucu yeni bir şey değil beden dismorfik bozukluğu.

Kişinin kendini, bedenini sevmemesi, görünümünde radikal değişiklikler yapmak istemesi ve asla değişikliklerden tatmin olmaması, artık yabancısı olmadığımız bir hikâye. Aşırı egzersiz, açlık sınırında dolaşan diyetler, sayısız estetik operasyonlar... Bedeninden kaçıp kurtulmak, onu sonsuza kadar değiştirmek isteyenlerin oranı o kadar yüksek ki, en basit araştırmalar dahi bunu gözler önüne seriyor.

Son günlerde İngiltere’de gerçekleştirilen bir araştırma, kadınların yüzde 97’sinin gün içinde en az bir kez bedeninden ‘nefret’ ettiğini ortaya koyuyor.

GÜZELLİK EŞİTTİR ZAYIflIK

1987 yılında resmen akıl hastalığı olarak tanımlanan beden dismorfik bozukluğu, çok geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Anoreksi, blumia gibi yeme bozukluklarının yanı sıra aşırı estetik ameliyat da bu tanının altında yer alan bir başlık. Güzellik tanımının değiştiği çağımızda, yeterince güzel olmamanın yarattığı paranoyanın hastalığa uzanan macerası da kabullenmemiz gereken bir durum şimdi. Başarı ve mutluluk, artık sadece güzel olmakla eşdeğer tutulan bir kavram. Güzellik ise, zayıf ve genç olmaktan geçen bir kavram günümüzde. Toplumun, medyanın sunduğu bu güzellik anlayışına uymayanlar için hayat kaygılarla, endişelerle, korkularla dolu mutsuz bir dünya. Oysa uzmanlara göre güzelliğin, sağlıkla eşit olması gerekiyor. Sağlıklı beslenmek, sağlıklı cilt ve sağlıklı saç, aynı zamanda sağlıklı bir beden demek. Düzenli egzersizler, sadece kişiye enerji vermiyor, aynı zamanda özgüvenini de artırıyor. En önemli anahtar kelimesi ise stressiz bir yaşama sahip olmak, yani dinlenmek... Yaşam tarzıyla ilgili verilen doğru seçimler sağlığı, sağlık da güzelliği getiriyor. Bu noktada tek yapmak gereken beden imajınızı gözden geçirip kendinizi beğenmeyi, sevmeyi öğrenmek.


 

 
Haberin facebook yorumları
facebook.com/telgrafmedya »    

"Ayna" ile ilgili tweetler:
 
Aramak istediğiniz kelimeyi girin
twitter.com/telgrafmedya »    
Facebook ve Twitter kutularında yer alan tüm içerik, ilgili sitelerde kayıtlı olup, bu siteler aracılığıyla otomatik olarak çekilip yayınlanmaktadır. Söz konusu içerikten Telgraf Medya sorumlu olmayıp, içerik nedeniyle Telgraf Medya'ya karşı herhangi bir iddia ve talepte bulunulamaz.




Yorumlar
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.


DİĞER KADIN HABERLERİ  

 

Telgraf Web TV
Tramvay ile kamyon çarpıştı
İbrahimli-2'ye itiraz
Antep şivesi konuşan Tanzanyalı
ÖNCE BİRİ SONRA HEPSİ AYAĞA KALKTI
Mehmet Akif Ersoy'u anma konferansı
 

Yazarlar
GİDEMEDİĞİN YER SENİN DEĞİLDİR
Güven SERT
SEN SUÇLU DEĞİLSİN ANNE!
Tülay SÖZERİ
ŞAMPİYON TÜRKİYE
Hüseyin TOPRAK
14-20 MAYIS SOSYAL GÜVENLİK HAFTASI
Ahmet YETİM
Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

 
Facebook'ta bizi bulun
facebook.com/telgrafmedya »    


   
             
   
Haber Kategorileri
Site Haritası
   
   
• ANASAYFA
• SİYASET
• EKONOMİ
• YAZARLAR
• GAZİANTEP
• SPOR
• İLÇELER
• TÜRKİYE
• DÜNYA
• RÖPORTAJ
• YAŞAM
• TEKNOLOJİ
• MAGAZİN
• OTOMOBİL

• KADIN
• BEBEK-ÇOCUK
• ALIŞVERİŞ-MODA
• KÜLTÜR-SANAT
• ÇEVRE
• EĞİTİM
• SAĞLIK
• KONUT-EMLAK
• İNTERNET
• TATİL
• LÜKS YAŞAM
• MEDYA
• MİZAH
• KİTAP
• Telgraf WEB TV
• Foto Galeri
• Site İçi Arama
• Arşiv
• Son Dakika Haberleri
• Çok Okunanlar
• Çok Yorumlananlar
• Döviz Kurları
• Hava Durumu
• Sinema
• Şans Oyunları
• Namaz Vakitleri
• Nöbetçi Eczaneler
• Anket Arşivi
• Yemek Tarifleri
• Telgraf Blog
• Girişim
• Skor
• Boss
• Anasayfam Yap
• Sık Kullanılanlara Ekle
• E-Telgraf
• Üye Girişi
   
        Başa dön    
   
İnsan Kaynakları       Kurumsal       Gizlilik İlkeleri       İletişim       Okur Temsilcisi       Künye       Reklam / Abonelik