Üye Girişi
 
Henüz üye değilseniz, "Yeni Üye" linkinden ücretsiz üye olabilirsiniz.

* Kullanıcı Adı » Üye Ol
* Şifre » Şifremi Unuttum
    » Aktivasyon Talebi


 
 
18 Mayıs 2012, Cuma
Son güncelleme 17.05.2012

03:20
itibariyle,
Cum
18.05.2012
En Yüksek En Düşük

Cuma Parçalı Bulutlu Parçalı Bulutlu 27°C 12°C

Cumartesi Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı 28°C 14°C

Pazar Parçalı Bulutlu Parçalı Bulutlu 24°C 12°C

Pazartesi Parçalı Bulutlu Parçalı Bulutlu 22°C 13°C

Salı Parçalı Bulutlu Parçalı Bulutlu 25°C 12°C

Anasayfam yap Sık Kullanılanlara Ekle RSS RSS FacebookTwitter
RSS Üye Girişi
 
 
   
   
   
   
Telgraf.net - Apple ile yatıp Apple ile kalkıyor
   
  KATEGORİLER İş Dünyası   Siyaset   Spor   Sivil Toplum
   
   
 
Bu bölümün en çok okunan haberleri
 

Google'da Paylaş
Apple ile yatıp Apple ile kalkıyor
 Telgraf Haber Merkezi   |  haber@telgraf.net 18.12.2011 07:55  

Nakıboğlu ailesinin üçüncü kuşak temsilcilerinden Bahaeddin Nakıboğlu. Tam bir teknoloji düşkünü olan Nakıboğlu’nun dünyasının büyük bir bölümünü Apple kaplıyor. Öyle ki giydiği gömlekte bir Apple’nin logosu var.

Bahaeddin Nakıboğlu, tam anlamıyla bir Gaziantep sevdalısı. Gaziantep’e çok düşkün olan Nakıboğlu, Gaziantep’in hak ettiği şekilde anılması konusunda da oldukça hassas... “ Gaziantep benim için çok önemli. Gaziantep’i seviyorum ve Gaziantep’in faydasına olacak şeyler yapmaktan büyük keyif alıyorum. Hiç bir kurum veya kişi ‘Sen kültür elçimizsin’ demedi ama Gaziantep ile alakalı hemen hemen her şey ile ilgilenmeye çalışıyorum. Örneğin yeni açılan turistik yerleri hemen ziyaret ederim, şehrimize yeni yapılan yatırımları inceler yatırımcıları ile tanışırım, yurt dışı ve şehir dışından gelenlerin şehrimizde rahatça yaşaması için onlara destek olmaya çalışırım, şehrimizde ticaret ile uğraşan firmaların şehrimize kazandırılması adına yurt içi veya yurt dışından firmaların birbirini tanışmasını sağlarım. Bu liste uzar gider. Ama en çok da yerli- yabancı, beni veya şirketimi ziyarete gelenlere Gaziantep'i gezdirmeyi ve Gaziantep’i tanıtmayı çok seviyorum. Bunu içimden gelerek ve tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak yapıyorum”

“Müzelere en fazla giriş yapan Antepli benimdir”

Gaziantep’e gerek şehir içinden gerekse de şehir dışından gelen tüm misafirlerine tarihi ve turistik alanları gezdirdiğini söyleyen Nakıboğlu, bu özelliğiyle ‘Kültür Elçiliği’ sıfatını da fazlasıyla hak ediyor, “Mesela Gaziantep’in eski müzesi olsun, gerek yeni yapılan Zeugma müzesi olsun o kadar çok ziyaret ettim ki kayıtlara baksanız eminim ki en çok giriş yapan Antepli benimdir. Bu müzelere Kent Müzesi, Savaş Müzesi, Panoromik Müze gibi diğer müzeleri de katabilirsiniz tabii.

Misafirlerimi restore edilmeden önce Tahmis kahvesine götürür, menengiç kahvesini tattırırdım. Ama artık sürekli Tütün Han’ına götürüyorum. Orası çok farklı, bilhassa da mağarası çok güzel. Misafirlerim de o atmosferden hoşlanıyor. Bunun yanı sıra misafirlerimize İmam Çağdaş ve Halil Usta'da yemek, Aşina ve Orkide'de kahvaltı ile Gaziantep’in yöresel lezzetlerini tattırıyorum”.

“Gaziantep’e dışarıdan gelenlere elimden geldiğinde yardımcı olmaya çalışıyorum”

Nakıboğlu, misafirlerine yalnızca Gaziantep’i gezdirmekle kalmıyor, onların yabancılık çekmemeleri konusunda da bir hayli çaba sarfediyor, “Şehir dışından Gaziantep’e özellikle tayini çıkarak gelen kişilerin buraya çabuk uyum sağlamaları için elimden geleni yapmaya çalışırım. Gerek ev bulmalarında, gerek eşlerine iş bulmalarında yardımcı olmak isterim. Genelde bu gibi kişiler şehir dışındaki arkadaşlarımın vasıtasıyla haberim olan ailelerdir. Arkadaşlarım bu konudaki hassasiyetimi bildikleri için böyle durumlarda ilk beni ararlar. Ben de onların bana ilettikleri kişilere elimden geleni yapmaya çalışırım. Ayrıca Naksan, yeni evlenmiş çiftlerin genelde eşleri iş aradıklarında ilk başvurdukları yerdir. Tabii bunlar hep referans ile yaptığım şeyler. Belki ilginç gelecek ama şehir dışından Gaziantep’e gelin gelenleri genelde kız kardeşimle tanıştırırım. Hemen Antep'te bir tanıdığı olsun ve yabancılık çekmesin isterim. Kimin sözü olduğunu bilmiyorum ama "Gaziantep'e yaşamaya gelenler, bir gelirken ağlarmış, bir de giderken" .

“Amacım Gaziantep’in yaşanabilir bir şehir olduğunu göstermek”

Amacının Gaziantep'in turistik yerlerini anlatmak, gelenleri Antep'in yaşanabilir bir şehir olduğunu göstermek olduğunu ifade eden Nakıboğlu, Gaziantep’in yanlış tanınmasından rahatsızlık duyduğunu özellikle belirtiyor: “Şehrimizi hiç görmeyenlerin ‘Orada havalimanı var mı? , ‘Can güvenliğimizde bir sıkıntı olur mu’ gibi sorular sorması ve olumsuz izlenim içerisinde olmalarını hiç istemiyorum ve üzülüyorum. Herkesin Antep’in güzelliklerini bilmesini ve duymasını istiyorum. Bunun için Antep'in güzelliklerini herkese göstermek ve onların da bir nevi elçilikleri ile Antep'e daha fazla turist gelmesinin ve tanıtılmasının önünün açılmasını istiyorum. Son yıllarda Belediye Başkanımız Asım Bey’in şehrimizin tarihi dokusunu ortaya çıkarmak için yaptığı çalışmalar ve yapılan tanıtımlar sayesinde şehirde turizm konusunda bilinç oluştu. Herkes turistlere göre yatırımlar yaptı. Bundan 4 sene önce tüm restoranlara menünüze ‘İngilizce ve Arapça ekleyin, en az bir garsonunuz bu iki dilden birini tam bilsin’ diye bir öneride bulunmuştum. O zamanlar kimse beni anlamamıştı ama şimdi Çağdaş menüsünü değiştirdi, Arapça ekledi. Aşina her iki dil için ayrı menüler oluşturdu. Bayazhan’da Arapça ve İngilizce bilen garsonlar var. Eminim ki katkısı olmuştur. Kısacası şehrimizin geleceği bizim elimizde. Biz ne kadar karşımızdakileri (yani şehrimize gelenleri) düşünürsek Antep de o kadar çok tanınacaktır”.

“Gaziantep'in tarihi dokusunu 2 farklı dilde tanıttık”

Naksan Holding olarak komşu ülke Suriye ile ilişkilerin güçlendirilmesi amacıyla sosyal projelere destek olduklarını belirten Nakıboğlu, “Suriye ile komşu ülkeyiz fakat iki ülke insanları birbiri hakkında çok fazla bilgiye sahip değildi. Vizeler kalkmadan önce Halep'e gittiğimizde orada gezilecek yerlerin nereler olduğunu bilmiyorduk aynı şekilde onlar da bize geldiğinde Gaziantep'i tanımakta zorluk çekiyorlardı. Çünkü ellerinde Arapça bir kaynak yoktu. Ben de bu boşluğu gördüm ve Gaziantep'in tanıtımı için devletin desteklemiş olduğu bir projede Naksan Holding'i devreye sokarak destek olduk. Gaziantep'te vakıflara bağlı olan 41 eseri, İngilizce, Türkçe ve Arapça olarak üç dilde anlatan bir kitapçık, harita ve DVD hazırlandı. Ayrıca bu eserlerin olduğu yerlerin girişlerine üç dilde tarihçelerinin anlatıldığı yazılar yazıldı. Bu sayede Gaziantep'in bir çok yerinde şehrimizin tarihi dokusunu 3 (Türkçe, İngilizce, Arapça) farklı dil ile anlattık.

Gaziantep’te ziyaretçilerimizi gezdirirken Nakıboğlu ailesinin sosyal sorumluluk çerçevesinde eğitime, ihtiyacı olan insanlara verdiği desteği ve diğer projelerimizi anlatıyorduk ama bu konu diğerlerine göre daha farklı. Çünkü bu herkesin yararına gerçekleştirilmiş bir proje idi”.

“Gaziantep denince ilk akla gelen girişimcilik”

Gaziantep’i Türkiye de girişimcilik, yenilikçilik ve takipçilik yapabilen insanlardan oluşmuş bir memleket olarak ifade edebilirim.

-Neden Gaziantep'in ekonomik gelişmişliğinin yanı sıra sosyal ve kültürel bilinirliği için çaba sarfediyorsunuz?

Ekonomiyi sağolsun Antepli büyüklerimiz geliştirmişler, yatırıp yapmışlar, marka oluşturmuşlar, dünyaya isimlerini duyurmuş bir çok şirket kurmuşlar. Yeni nesle düşen görev şirketlerimize sahip çıktığımız kadar tarihimize de sahip çıkmak. Bu nedenle sahip olduğumuz çok büyük bir değer olan Antep'in tarihi dokusunu ve havasını bir sonraki nesle bırakmak için bu hizmeti önemli buluyorum.

“Teknolojiye olan ilgim 3-4 yaşlarında başladı”

Bahaeddin Nakıboğlu, teknoloji ile de çok küçük yaşlarda haşır neşir olmaya başlamış, “Sanırım teknolojiyle tanıştığımda 3-4 yaşlarımdaydım. 6 yaşında da babamın kucağında dedemlerin televizyonunun ayarlarını ayarladığımı biliyorum. Varın gerisini siz düşünün”.

“Apple ile üniversitede tanıştım”

Apple ile 18 yaşında üniversite yıllarında tanıştığını dile getiren Nakıboğlu, “İlkokul 4. sınıfta bilgisayarla tanışıklığım MS-DOS ile başladı. O yıllarda disketli bilgisayarlar vardı. Daha sonra Microsoft firmasının Windows'u ile tanıştım. Bu böyle 18 yaşına kadar devam etti. 18 yaşında üniversite okurken tanıştım Apple ile. O zamanlar Amerika’da pazar payı her geçen gün artan bir markaydı fakat Türkiye’de yok denebilecek kadar az kullanıcısı vardı. Sanırım önce kendimi farklı hissetmek amaçlı başlamış bir sevgiydi ama şimdi tamamen farklı bir boyutta. Nasıl ki Gaziantep kültürünü tanıtmak için bir çaba harcıyorsam buna benzer bir çabayı da Türkiye’de yeni Apple'a geçen kullanıcıyı artırmak ve yeni kullanıcıların sorunlarına çözüm arayışına yardımcı olmak için gösteriyorum.”.

-Teknoloji sizin için ne kadar önemli?

Önce ailem sonra teknoloji dersem cevap vermiş olur muyum :)

“Sosyal medyasız bir dünya düşünülemez”

Yazılı basının yavaş yavaş yok olduğu bir dönemdeyiz. Ayrıca bilgi artık çok daha hızlı yayılıyor. Bu kadar hızlı bir dünyada sevdiğiniz konuları takip etmek, sevdiğiniz kişilerin düşüncelerini okumak kadar zor bir iş yok aslında. Bu kadar bilgi kirliliği içindeyken biz kendimizi kaybetmeye başladık. Ama sosyal medya öyle değil. Ne isterseniz onu okuyacağınız, izleyeceğiniz, hatta anında yorumlayacağınız bir ortam oluştu. Bu nedenlerledir ki bu yüzyılda sosyal medyasız bir dünya düşünülemez.

Sosyal medya sizin hayatınızın neresinde?

Sosyal medyanın önemli olduğunu ifade eden Nakıboğlu, sosyal medyanın hayatındaki yerini bizimle örneklerde paylaştı… “Sosyal medya şu an hayatımın her yerinde diyebiliriz. Yani her an iPhone’dan sosyal medyaya bağlıyım. “Hatalıysam şu numaradan arayınız” devri kapandı artık. Neyi görürsem yazıyorum, bazı firmalar hemen ilgileniyor bazıları da duymasına, görmesine rağmen ilgisiz davranıyor. Örneğin bir bölgede telefon çekmiyorsa hemen bildiriyorum, evde internet gece 12 de kesilir, saat sabaha karşı 1 de eve teknik servisi getirtirim, uçakta hostes hatalı bir şey yapmıştır yazarım, buna benzer bir çok şey sayabilirim aslında. Ama artık istediğim potansiyeldeki insanları da sosyal medyadan tanıyarak işe alıyorum. Mesela firmamızın web sitelerini tasarlayacak kişiyi, şirketlerimizi sosyal medyada takip edecek kişiyi buradan tanıyarak ekibime dâhil ettim.

Hatta ve hatta normal hayatta gereken bazı konularda da sosyal medyaya yardım alıyorum, oradan gelen cevaplara göre hareket edebiliyorum. Bir gün, ‘Nişantaşı’ndaki en iyi kuyumcu nerede’ diye sormuştum, gelen cevaba göre ailem bir düğüne giderken takı almıştı, hala da oradan alışveriş yaparız. Bir başka örnek daha vereyim, ‘Bir organizasyon için nereden ses sistemi kiralanır’ diye sordum, yine sosyal medyadan ses sisteminden organizasyona kadar her şey ile ilgilenen biri ile işi yaptık. SUNDER’in duvarlarını grafiti yapmak istedim, grafitici sordum, yine sosyal medyadan bulduğum kişi ile çalıştık. Buna benzer o kadar konu var ki hayatımda inanamazsınız. Hatta son olarak sosyal medyada birbirleri ile tanışan bir grup girişimci genç ile sabaha kadar sahur yaptık. Ama benim İstanbul’da olduğumu o an anlayan birisi bir tweet atarak beni davet etmişti ve ben de gittim”.

Sosyal medyada ne kadar etkinsiniz?

Sosyal medyanın takip edilen simalarından biri olan Nakıboğlu, “Bu soruyu aslında sosyal medyaya sormak lazım. Sosyal medyada ilginç karakterlerden biriyim sanırım. Beni fanatik olarak takip eden bir grup arkadaşım var ve ayrıca beni takip etmek için elemanlarını yönlendiren birkaç da şirket var. Mesela Turkcell ve Superonline’da benim her tweet imi takip eden bir kaç kişi var. Ben bu iki firma ile alakalı ne zaman bir şey yazsam anında çözülmüştür. Mesela bir diğer firmada THY. THY yapmış olduğu bir viral video çalışmasına yapmış olduğum bir yorumdan dolayı hediyeler gönderdi. Aslında birçok üst düzey şirket yetkilileri benimle tanışmak için tweet atıyor ve elimden geldiğince onları geri çevirmemişimdir.

Aslında şöyle bir örnek verip konuyu kısa kesmek isterim, benimle yüzyüze tanışmış ve sosyal medyadaki etkinliğimi bilmeyen bir üst düzey yönetici ertesi gün İstanbul’da üniversitede eğitim verirken “Tutkunuz olsun ve buna bağlı olarak iş yapın” diyor. Mesela deyip örnek verirken de “ Gaziantep’te biriyle tanıştım Apple hastasıydı ve orada şirket kurmuş Apple satıyor” deyince sınıftaki bir bayan “Bahaeddin Bey değil mi” diye sesleniyor. Yeterli mi cevap”. İstanbul’da Apple satıcısı deyince sosyal medyada Elmacıpazarı Bilgisayar yani Naksan Teknolojinin bilinmesinden dolayı oldu bunlar. Tabii sosyal medyada firmamızın büyümesi “Müşteri her zaman haklıdır” inancına sahip olan ekip arkadaşlarımın olmasıdır.

Kendinizi üç kelimeyle tanımlamanızı istesek…
İyi kalpli, yeniliklere açık, karşısındakini dinleyen ve ona önem gösteren bir yöneticiyim sanırım ben.

“İş hayatında olması gereken kriterler var”

İş hayatında olmazsa olmaz prensiplere sahip olan Nakıboğlu, “‘Ben bu konuyu öğrenmek istiyorum’ ve ‘Bunu öğrenmek için her şeye varım’ diyen insanlarla çalışmayı veya yaşamayı seviyorum. Bunun tam tersi ‘Ben bunu biliyordum zaten’, ‘Bunu söylemiştim’, ‘Bunu yapamayız’, ‘Bu yetişmez’ tarzı yaklaşımları ve söylemleri hiç onaylayamıyorum ve sevmiyorum”.

Neler yapmaktan keyif alırsınız?

“Aslında teknolojik yenilikleri internetten takip etmeyi çok severim. Bunun için de günde en az bir kez girdiğim yaklaşık 30’a yakın site var. Bu sitelere girer, güzel haberleri bulur tweetlerim”.

“Tüm hayvanları seviyorum”

“Küçük yaşlardayken annem ve kız kardeşlerim kedi, köpek hatta tüm hayvanlardan ürker ve korkarlardı. Ben de onları korkutmaktan hoşlanırdım. Zamanla tam tersi bir durum oluştu, başta kedi olmak üzere kedi, köpek ve diğer tüm hayvanları severim. Bağ evinde 3 köpeğim var. Düzenli olmasa da onlarla ilgilenirim”.

Apple ile ilgili tüm gelişmeleri yakından takip ediyorum”

Apple tutkusu herkes tarafından bilinen Nakıboğlu, bu tutkusuyla ilgili şunları söyledi: “Apple konusunda her türlü konu benim hobimdir. Apple ile ilgili fuarlara gitmek, aylık çıkan dergilerini biriktirmek, her türlü gelişmeleri yakından takip edip etrafıma duyurmak en çok zevk aldığım işlerin başında geliyor”.

“Ritmli çalgılar çalıyorum”

Nakıboğlu’nun bilinmeyen diğer bir özelliği de müzik tutkusu... “Ritimli çalgılar çalmaktan büyük keyif alıyorum; mesela darbuka, kudum, def, davul çalarım. Hatta ve hatta yemek masasında ritimler tutmak çok hoşuma gider ve keyif alırım”.

“Kendimi New York’ta mutlu hissediyorum”

Tam bir Gaziantep tutkunu olan Nakıboğlu diğer bir tutkusunun da New York olduğunu söylüyor, “Kendimi New York’ta mutlu hissediyorum. Okul yıllarım orada geçti, boş boş sokaklarında gezmekten bile zevk alıyorum. Amerikalıların rahat hareketleri ve tavırları her zaman hoşuma gitmiştir sanırım asıl nedeni bu”.

“Haftada 3 gün spor yapıyorum”

“Haftada minimum 3 gün düzenli olarak özel hocam ile spor yapıyorum. Ayrıca yüzmeyi sevsem de bir türlü bu sene nasip olamadı”.

Hayatımın vazgeçilmezleri”

Ailem, Apple, Teknoloji ve SUNDER (Sunguroğlu Lisesi Mezunları Derneği)

“Aile çok önemli”

Aile bağları çok önemli Bu nedenle de aile bağlarımızı kuvvetli tutmaya gayret gösteriyoruz. Ailemle, büyüklerimle bir araya gelmek, sohbet etmekten büyük keyif alıyorum. Özellikle de fırsat buldukta onları ziyaret etmeye önem veriyorum.

“Çocukken hayli yaramazdım”

Çocukken bayağı yaramaz bir çocuktum. Yaramazlıklarımı sinsice yapardım, hiç kimse anlamazdı bile. Çünkü hiç iz bırakmazdım. Hatta kuzenlerimle ve arkadaşlarımla yapacağımız yaramazlıkların planını önceden yapar, taktik geliştirirdik. Yakalanacağımız zaman nereye saklanacağımız bile önceden planlı olurdu.

“Antep’ten dışarı çıktığımda et yiyemem”

Gaziantep’ten yurtdışına veya şehir dışına gittiğimde asla et, kebap ve tatlı yiyemem, çünkü beğenmem. Kebabın tatlının alası zaten burada yapılıyor.

Arkadaşlarım hala bana gülerler”

Amerika’da Antepli arkadaşlarımın yanında kalıyordum. Onlarla bir aradayken kendi aramızda bazen Antep ağzıyla konuşurduk, bazen de İngilizce. Bir gün Antepli arkadaşlarımla sokakta yürürken yanımızda da bir Amerikalı vardı. Onun elindeki bir şeye bakmak istedim. Bir an şaşırdım ve iki dil arasında kaldım. Gaziantep’te biz bu durumda ‘Hele ona bir bakayım’ deriz. İngilizce de ise ‘Let me see’ diye sorulur. Ben birdenbire ‘Hele let me see’ demiştim. Hala arkadaşlarım kendi aralarında konuşur gülerler.


 

 
Haberin facebook yorumları
facebook.com/telgrafmedya »    

"Apple" ile ilgili tweetler:
 
Aramak istediğiniz kelimeyi girin
twitter.com/telgrafmedya »    
Facebook ve Twitter kutularında yer alan tüm içerik, ilgili sitelerde kayıtlı olup, bu siteler aracılığıyla otomatik olarak çekilip yayınlanmaktadır. Söz konusu içerikten Telgraf Medya sorumlu olmayıp, içerik nedeniyle Telgraf Medya'ya karşı herhangi bir iddia ve talepte bulunulamaz.




Yorumlar
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır.


DİĞER RÖPORTAJ HABERLERİ  

 

Telgraf Web TV
Tramvay ile kamyon çarpıştı
İbrahimli-2'ye itiraz
Antep şivesi konuşan Tanzanyalı
ÖNCE BİRİ SONRA HEPSİ AYAĞA KALKTI
Mehmet Akif Ersoy'u anma konferansı
 

Yazarlar
GİDEMEDİĞİN YER SENİN DEĞİLDİR
Güven SERT
SEN SUÇLU DEĞİLSİN ANNE!
Tülay SÖZERİ
ŞAMPİYON TÜRKİYE
Hüseyin TOPRAK
14-20 MAYIS SOSYAL GÜVENLİK HAFTASI
Ahmet YETİM
Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

 
Facebook'ta bizi bulun
facebook.com/telgrafmedya »    


   
             
   
Haber Kategorileri
Site Haritası
   
   
• ANASAYFA
• SİYASET
• EKONOMİ
• YAZARLAR
• GAZİANTEP
• SPOR
• İLÇELER
• TÜRKİYE
• DÜNYA
• RÖPORTAJ
• YAŞAM
• TEKNOLOJİ
• MAGAZİN
• OTOMOBİL

• KADIN
• BEBEK-ÇOCUK
• ALIŞVERİŞ-MODA
• KÜLTÜR-SANAT
• ÇEVRE
• EĞİTİM
• SAĞLIK
• KONUT-EMLAK
• İNTERNET
• TATİL
• LÜKS YAŞAM
• MEDYA
• MİZAH
• KİTAP
• Telgraf WEB TV
• Foto Galeri
• Site İçi Arama
• Arşiv
• Son Dakika Haberleri
• Çok Okunanlar
• Çok Yorumlananlar
• Döviz Kurları
• Hava Durumu
• Sinema
• Şans Oyunları
• Namaz Vakitleri
• Nöbetçi Eczaneler
• Anket Arşivi
• Yemek Tarifleri
• Telgraf Blog
• Girişim
• Skor
• Boss
• Anasayfam Yap
• Sık Kullanılanlara Ekle
• E-Telgraf
• Üye Girişi
   
        Başa dön    
   
İnsan Kaynakları       Kurumsal       Gizlilik İlkeleri       İletişim       Okur Temsilcisi       Künye       Reklam / Abonelik